18.9.08

eskilerden kalma...


O’NA
Yitip giden bir aşk,bir tren düdüğüyle,bir hoşçakalla…şehirler,aramıza giren.
Şehirler hayatımızdaki,hiçbir kesişme noktası olmayan.ne acıymış ardına bakarken
Bir trenin camından,bir yüzü son kez gördüğünü bilmek.ne acıymış yaşanabilecek onca şeyi göz göre göre,bile bile bir enkaza dönüştürmek.
Buruk bir gülümsemeyle elveda deyip birbirini son kez tutan eller,biraz gözyaşı,
Kalbimde acı ve yollar… Aramıza giren ve bizi bir daha buluşturmayacak olan yollar.
Çok uzak ve soğuk şehirler…
Bilmek…bilmek en acısı.seni bir daha göremeyeceğimi bilirken sana sarılıp hoşça kal demek.oysa yanında kalabilseydim,seninle gelebilseydim ve hep seninle olabilseydim,
Hayatımın sonuna kadar…biliyordum olmayacaktı,ben gidecektim.bilirken istiyordum bunu delicesine…bilmek gözlerimden yaşlarla birlikte süzüldü.
Belki yüzünü unutsamda bir gün,yinede aklıma gelecek siluetin,her trene bindiğimde ben bakarken camdan sen ardımdan el sallarken…
Ben unutmayıncaya kadar sigaramı senin ateşinle yakacağım…
25/02/2006

2 yorum:

MOR K-RINCA dedi ki...

İyi yaptın, daha dün gibi hatırlıyorum bu yazıyı ilk okuduğum anı. O zamanlar şaşırmıştım,vay be bu kız böyle şeyler yazar mıydı demiştim hatta( tabi bir iç sesti bu:) Eskiyen şeyler daha mı güzel görünüyor insanın gözüne bilmem, ama ben sevdim.

eflâtun dedi ki...

bende hatırlıyorum canım,yazdığım anı da yazdıklarımı yaşadıklarımıda saniye saniye...