20.9.08

odam...


Yıllarca yurt kaldım yani tam 6 yıl...Lisedeki yurdumda kaldığım ilk geceyi hatırlıyorumda ne kadar korkunç görünmüştü gözüme herşey.14 yaşındaydım annemle babam beni orda öylece bi başıma bırakıp gitmişlerdi.Dünyadaki en yalnız insan benim sandım o an.Zaten kalacağım yeri gördüğümde oldukça büyük bir şok yaşamıştım.Allahım nereye düştüm böyle ben diye sordum kendime...Upuzun bir koğuş...40 kişilik...2 ranza birleşik birbirine.Kardeşimle bile yatmayan ben yanımda biriyle uyuycaktım...Uyumadan kabus görmek gibiydi.Sonra yurdu gezerken banyoyu gördüm.Adının banyo olduğuna aldırmayın bildiğiniz hamam.Göbek taşı falan var,yalaklar var :)

Bu yurda alışmakta oldukça zorlanmıştım.Öyle farklı bi ortamdı ki benim için.Yeni yerlere uyum sorunum olabildiğini ilk orda farketmiştim.Sonra alıştım yavaş yavaş...Biraz zor ve sancılı oldu ama alıştım 4 yılımı orda geçirince.İlk geldiğim gün olduğu gibi,son günümde bırakırken de o yurdu ağladım...

Üniversiteye gittiğimde yine 2 yıl yurtta kaldım.Ama lisedeki yurttan sonra orası bana cennet gibi gelmişti.Hiç yabancılık hissetmedim e doğal olarak yıllarca yurtta kalmış bi şahıs olarak.Gerçi liseye göre çok rahattı.Gece 11de belletmenler gelip ışıkları kapatmıyodu yada sabah 7de belletmenler gelip"uyanın kızlar"diye bağırmıyodu odanın ortasında...Giriş çıkış saati çok sorun değildi,kışları gece 11,yazları gece 12 ydi yurda giriş saati.Malum lisedeyken haftada 2 gün 1er saat çarşı iznimiz vardı sadece...Tabii bide çarşı izin kartlarımız,eğer geç gelirsen bir dahaki izine çıkamıyorsun...Gerçi en güzeli ilk gittiğim yıl haftada 2 gün sıcak su vermeleri ve bunun çarşı izniyle aynı saate denk gelmeseydi :) seçim sizin,ya 1 saat gez dolaş saçların kirli kalsın :) yada temiz saçlarınla yurtta mahsur kal :) Vayy be...Ne yıllar geçirmişim,ne zor seçimler yapmışım da unutmuşum :)

Şimdi evimdeyim...Lise yurdu,üniversite yurdu ardından o güzel öğrenci evimden sonra ailemin yanına dönüş...Herşey güzel de odamı küçük kardeşimle paylaşmak bazen zor oluyor :)

Kendisi 9 yaşında ve oldukça zıpır bi erkek çocuğu.Umursamaz,dağınık,kafasına göre takılıyo işte.Ben de sürekli ardından dağınıklıklarını topluyorum.Aslında yaz tatilinde düzenli tertipli bi küçük bey olmaya alıştırmıştım kendisini.Sabah kalktığında yatağını bile topluyodu!!!Hemde bi çocuktan beklenmeyecek kadar itinalı bi şekilde :)Ama artık okullar açıldığı için toplayamazmış,zaten sabah zor uyanıyormuş...Büyük abla olarak odamızın düzeni yine benden sorulmaya başladı işte...Yine de onca yıl yurtta kaldıktan sonra bu oda benim odam diyorum ya,odamı paylaştığım kişi kardeşim ya;mutluyum...Varsın yatağınıda toplarım,ortada bıraktığı herşeyide...Benden başka denetleyen yokki...Sabah kimse gelip yatak kontrolü yapmıyor...Gecenin bi saati ışığı kapatmak zorunda kalmıyorum ...Duvara çivi çaktığımda yada poster astığımda hiçkimse bişey demiyor...istediğim zaman toplayıp,istediğim zaman dağıtıp,istediğim zaman temizleyebiliyorum...Burası benim odam ve mutluyum,her sabah kardeşimin yatağını toplamak zorunda kalsam bile :)

4 yorum:

Güllerevurgunum dedi ki...

Yurt meselesi bende de derin izler bırakan bir olay.Nefretle yad ettiğim bir ilk yılın ardından elenceli geçen 2 yıl ve total 3 yıllık lise yurt kariyeri :)

Belletmenleri de hayırla yad ederim. Zamanında Gıcık olsamda şimdi düşündükçe güldüğüm anıların baş karakterleri :)

eflâtun dedi ki...

ya çok eğlenceli anılar,ve mezun olmamızın üstünden 5 yıl geçmesine rağmen hala devam eden çok güzel dostluklarda kaldı :)
ama bi belletmen vardı hiç unutmam elinde anahtarla sabah koğuşa gelip bütün ranzalara(demirden kendileri) teker teker vururdu,o sesi yad etmek bile istemiyorum :)

Güllerevurgunum dedi ki...

hahahaah...bu evrensel bir belletmen hareketi galiba. bir tür tik :))

eflâtun dedi ki...

bence vazgeçilesi bi hareket :)
itiraf.com a yazsam direk magmaya yollardım hepsini.o derece yani :)