13.12.08

o güçlü kız olamadım

uzun zaman sonra günlük niteliğindeki defterime yazmak geldi bugün içimden.
alışkanlıktır başlamadan önce sol üst köşeye tarih atarım,bugün ayın kaçı olduğunu farkında olmadığımı farkedince,telefonuma baktım ve 13 aralık mış...
tarihi attım yine sol üst köşeye.
aklıma gelen ilk şey eski ev arkadaşımın doğum günü oldu bundan 3 yıl önce kutladığımız.
onunla tanıştığımız o gece.
o zamanlar bir erkek arkadaşım vardı,ve ben o gece ondan ayrılmaya karar verdim ki ayrıldım da...
sonra ne oldu elime geçen hiçbişey belki ya da çok şey.
aylarca arkadaştık seninle-bölümde ki herkes sevgili olduğumuzu sansa bile-
sürekli birlikteydik,okulda,dışarda,onlar da ya da biz de...
uzun zaman hiç kimseye söylemedim,sana aşık olduğumu.
gerçi aramızda birşeyler olduğu alenen ortadaydı.
sonra bizim kızların yoğun geyikleri üzerine itirafta bulundum tabii...
tanıştıktan yaklaşık 5 ay sonra olanlar oldu...
ve sonra doğumgünümü kutladığımız gecenin sabahında bitti herşey,olan ve olmayan.
ben hiç hazır değildim.
zaten insan aşık olduğu adamın gidişine nasıl hazır hisseder ki kendini?
bana güçlü bi kız olduğumu söyledin ya o gece,bunun da üstesinden gelirdim hani?
ben senleyken o güçlü kız değildim...
sana karşı hiç gücüm yoktu ki benim...
ki bunu histerik arama krizleriyle defalarca kanıtladım sana.
ve hiçbir zaman aradığım da karşı koyamadın.
eskişehir e gelmiştim ve aralık ayıydı 2yıl önce tarih bu aralardı yine.
yurda giriş yapamadığımdan,daha önce hiç evine hiç gitmediğim bir arkadaşımda kalmak zorunda kalmıştım.
saat gecenin 1 inde evde esrar partisi yapınca ahali.
nasıl kaçacağımı nereye kaçacağımı bilemediğimden,seni aramıştım ve 6aydır hiç görüşmemize rağmen,hiçbirşey sormadan yeri tarif et deyip beni gelip almıştın ordan.
sana sanırım o gece ki gibi hiç sarılmadım güvenle...
sonra...
sonrası yok...
3gün sizde kaldım.
son gün ağlama krizine girdim.
sonra sen tren garına beni götürdün ve ben gittim.
sen kaldın.
ve sonra yine görüştük.
ne sevgili olabildik ne arkadaş kalabildik.
sen amerika ya gittiğinde sabaha kadar uyumuyordum senle biraz konuşabilmek için,kamera dan biraz seni görebilmek için.
zaten en son sen amerika dan geldikten sonra görüştük.
geçen yıl eylül de...
o gece çekildiğimiz fotoğraf hala duruyor bilgisayarımda...
ne kadar da yakışıyormuşuz iki sarı yan yana diye bakıyorum arada...
seni özlediğim zamanlar da...

gerçi ilerleme var,artık canım yanmıyor.
gözlerim dolmuyor,ağlamıyorum.
savaşmıyorum kendimle.
zamana bıraktım.
seni unutuyorum ben.
izi kalıcak içimde bi yerlerde biliyorum.
belki izin nerde olduğunu da unuturum bir gün...


4 yorum:

kelebekmisali dedi ki...

sonrasını da ben devam ediim istersen..

eylül ayında onu aradım.kırmızılının siparişi üzerine kırmızı bi oyuncak araba verecektim ona. ama telefona bakmadığı gibi msja da cevap vermedi..

kırmızılı dedi ki...

numarayı bilmediği içinmiş,o gece konuştuk biz.
biliyomusun dün kipa ya gittiğimizde yine gözüm siyah oyuncak arabalara takıldı.
alamadığım,alsam da artık ona veremeyeceğim o siyah arabalardan birine...

Üfürükten Prenses dedi ki...

içimi acıttın ya..
bugün erkeklerden nefret ediyorum!

kırmızılı dedi ki...

bugün yolda yürürken tek başıma,birdenbire yalnızlığım dank etti başıma.
sonra erkeklerden nefret ettiğimi düşündüm,içim acıdı.
ve üstüne bugün ayın 13ü olduğunu farkettim.içim daha fazla acıdı.yazınca geçer sandım ama hala kafam bikaç milyon...hala hepsinden nefret ediyorum!