31.10.08

gri tv

tüm renkleri kaybetmiş gibi
gri yaşıyorum bu aralar hayatı
siyah beyaz televizyondan bile daha renksiz
daha cansız
daha heyecansız
anlamsız sanki herşey
ezbere yaşasam iyiydi
ne ezber kaldı,ne istek
hiçbirşey yok bende
renkleri aramak bile gelmiyor içimden
durum o derece vahim
:(


29.10.08

o şimdi yalnız


hava çok güzel...
böyle insanın çıkıp dolaşası gelecek kadar sokaklarda...
ama ben yalnız dolaşmayı sevmem ki...
ve bugün hiç arkadaşım yok burda birlikte dolaşabilecek :(
yalnızlık çöktü üstüme...
ne yapsam bilemedim...
düşünme moduna geçtim...
acaba alsam elime fotoğraf makinemi,çıksam böyle otları,böcekleri,yeşillikleri falanı filanı fotoğrafmı çeksem ki...
ya da elimde bi kitap,kulağımda müzik,gitsem bi parkta tek başıma böyle cool cool pozlar verip(: kitap falan mı okusam...
pufffffffffff.
sıkıldım gene yaaaaa....................

21.10.08

kızsam ne fayda...

gidemiyorum
kalamıyorum
yapamıyorum...
olumsuz cümleler kurup,evrene olumsuz mesajlar veriyorum yine... belki de bu yüzden bu aralar ruh halim böyle bi garip,bi kendi halinde takılmakta...
sürekli fikir değiştiriyorum...
dün evet dediğime,bugün hayır diyorum...
dün kötüyken,bugün iyi oluyorum...-kendime değil,insanlara karşı-(sorun da burda başlıyor zaten)
çözümü olan sorunları dert ediyorum...
doğduğumdan beri aynı olan dedeme kızıp ağlayabiliyorum...
ama ona hiçbirşey söyleyemiyorum...
neden diye soramıyorum...
içimdekileri sözlerle yüzlerine çarpamıyorum...
yaşlılar kaç yıllık ömürleri var diyorum...
ama çok kızıyorum...
20 yıldır babamla konuşmadığı için kızıyorum...
işyerindeki patlamada babam yaralanmışken 2 ay çalışacak durumda olmadığı zaman ki ben üniversitede öğrenciydim başka bir şehirde,babamı ziyarete gelmediği(ki insanlar genelde bu gibi durumlarda küslükleri unutup barışırlar) gibi beni bile aramaya gerek duymadığı için hâlâ çok kızıyorum...
babamın kardeşlerine 20 yıldır bir kez bile babamla dedemin barışması için ağızlarından tek bir kelime dahi çıkmadığı için kızıyorum...
ve hiçbirini umursamıyorum...
sadece tanıdığım ve yolda gördüğümde konuştuğum insanlar benim için...
yoklukları pek umrumda değil varlıklarının umrumda olmadığı gibi...
ama yine de düşününce en çok dedeme kızıyorum...
keşke böyle olmasaydı demek çözüm olmuyor hiçbir zaman...
ve nasıl bir inattır bu anlamıyorum ben...
anlayamıyorum....



18.10.08

LâL

hiç konuşmuyorum...
susuyorum...
susuyorum...
susuyorum...
haykırışlarım içimde yankılanıyor...
sesim çıkmıyor...
susuyorum...
sonra birden bire;
bağırmaya başlıyorum...
bağırıyorum...
anlamsızca sesler yankılanıyor her yerde
-ve beynimin içinde-
bağırmanın anlamsız olduğunu anımsıyorum...
pişman oluyorum...
ağlıyorum...
susuyorum...
hıçkıramıyorum bile...
bağırdığıma pişman olduğum için...
bağırdığıma ağlıyorum...
pişman olduğuma ağlıyorum...
susuyorum...
hiç sesim çıkmıyor yine...
kendime kızıyorum...
kızdığım için ağlıyorum...
kızdığım için susuyorum...
pişman olmamak için ;
susuyorum...
hiç ama hiç konuşmuyorum...
hiç bağırmıyorum...
ağlıyorum...
ağlarken susuyorum...
ağlarken bir sigara yakıyorum...
dumanı içime çekiyorum
taa en derinlere kadar...
zayıfmışım ben;
duman bana bunu hatırlatıyor...
yine
kızıyorum kendime...
kızdıkça ağlıyorum...
ağladıkça susuyorum...



16.10.08

neden?

neden hayat istediğimiz gibi gitmez ki her zaman.planlar yaparız,kararlar alırız ama birden birşeyler olur ve hooppp ters köşe herşey.olmasını istediğimiz gibi olmaz.kaçarken bazı şeylerden yakalanırız olur olmaz zamanlarda.ve yakalanmak isterken yanımızdan geçip gider öylece...neden diye başlayan sorular hep aklımızda.neden kaçarken yakalandım?neden bu kadar yanlış bir zamanda?neden bu kadar zor şartlar varken?neden olmayacağını bilirken?neden engel olamayız kendimize?neden planlarımız tamı tamına uygulayamayız?neden hep dış etkenler engeller birşeyleri?ve neden hep neden demek zorunda kalırız???
düşünüyorum,düşünüyorum cevapları bulamıyorum :( düşünmek istemiyorum,aklımdan uçsun gitsin tüm sorular istiyorum,yapamıyorum.olmuyor.ve ben hiçbirşey yapamıyorum.aklımda öylece bir sürü soru...
ezbere yaşayamıyorum bu aralar hayatı...
bildiğim gibi değil sanki hiçbirşey...
belki de ben yanlış biliyorum birşeyleri ya da herşeyi...
olması gerekenlerle,olmasını istediklerim öyle farklı ki birbirinden...
mantığımla savaşıyorum bugünlerde...
ve yine de biliyorum ki mantığım galip gelecek bu savaştan...
tüm sorulara gayet mantıklı ( gerçek yanıtlar olmasa da) cevaplar bulucam kendimce...
geçicek hepsi diye umuyorum...
ama ne zaman biticek bu kendimle savaşlarım onu bilmiyorum...

15.10.08

rejimin 2.günü!!!

ya dün ne güzeldi,az yedim falan akşam yemeğimi 6da yedim.sonra gece hiçbirşey yemedim.bugünde aynen,gündüz az yedim-sağlıklı besinlerdi hepsi(simit hariç:)- taa annem saat 6'dan sonra börek yapıncaya dek...mutfağa gidiyorum geliyorum yiyorum...
yarın gene düşünmeye başlarım artık,yürüsemmi,koşsammı,zıplasammı die???
ühüüüüü

13.10.08

kent sürgünü

KENT SÜRGÜNÜ
Sanki benim hüznüm bana azmıydı
Birde kaçar göçer oldum ben benden
Hiçbir yere sığmadı bu yüreğim
Adım kent sürgünü kaldı bu yüzden

Sen giderken şarkıları küstürdüm
Bir bitimsiz keder kaldı yüzümde
Aşk emekti bilemedin küçüğüm
Yaşanmamış günleri istemekti

Sanki benim hüznüm bana az mıydı
Bir de kaçar göçer oldum ben benden
Hiçbir yere sığmadı bu yüreğim
Adım kent sürgünü kaldı bu yüzden

Issız kalışımı duyuran zaman
Yağmurlara boğdu mevsimlerimi
Eski mektuplara sığındım kaldım
Bir gözyaşı kadar yaslıyım şimdi
ONUR AKIN
Son günlerde sürekli dinlediğim şarkı...
sanki sözlerinde kendimi bulabilecekmişim gibi
defalarca dinliyorum...
bulabildinmi diye sorsa biri,belki kısmen evet...

neden yalnızmışım???

neden yalnızsın?
son günlerde en çok duyduğum sorulardan birisi bu...
ve bu sorudan hiç hoşlanmıyorum!yalnız olmam neden bu kadar garip geliyor insanlara onu da anlamıyorum.ve şununla falan tanıştıralım diyenlere bir tokat patlatmak geliyor içimden!kendimi zor tutuyorum!size ne kardeşim ya!bulaşmayın!bırakın kendi halime beni!!!
ne yani mutlaka bi sevgili mi olmalı hayatımda?gerçi bundan önce sorulması gereken soru,ben kendime ait bir hayatım varmı ki olmayan hayatıma nasıl bir başkasının girmesine izin verebilirim???şahsen bu yıl aşktan,sevgiliden falan çok daha önemli meselelerim var benim.çok çalışmam gerekli sadece kendim için!planlarımı 2 kişilik yapacak bir konumda değilim.önce kendi hayatımı yoluna sokucam-bakınız hayatımı yoluna koyma çalışmaları 1,2,3-
zaten son günlerde kuzenime yaptığım asistanlık,ve sürekli çalan telefonum sebebiyle ara veremediğim sosyal hayatım sebebiyle kpss çalışmalarım yavaşladı hatta durdu bile denebilir...
dış etkenlerde hep beni etkiler zaten,annem de bi kursa gitmeye başladı bugün itibariyle ve bu sebeple evde ev işlerine yardım etmem de gerekecek...e hayırlısı bakalım hakkımda,ne denli mükkemmel bi insan olabilirim?sınırları zorluyorum son günlerde!!!
ve yalnız olmak tercihim!!!merak edenlere duyuruyorum zaten sürekli!!!

10.10.08

yan etkiler


3 haftada 1,5 kilo almışım...
Sigaranın boşluğunu neyle doldursam bilemedim...
Ben kilo almak İSTEMİYORUM!!!!
Tek bildiğim bu.
:(

8.10.08

harika (!) öğrenciler

Bugün not defterlerine vesikalık fotoğraf çekmesine yardım etmek için kuzenimle bir düz liseye gittim. Çok yaşlı olmamama rağmen öğrencilerin halini görünce eğitim sisteminin ne kadar bozulduğunu bir kez daha farkına vardım.Öğrencilerde disiplin ve saygı kalmamış,okulda uyulması gereken kurallar yokmuş gibi davranıyorlar.Kravat bile takmamış birçoğu,takanlar da aksesuar olsun diye takmış gibi.Ayakkabılar,çoraplar,hırkalar renk renk.Kızların saçlar uzun,ve salmışlar omuzlarına gayet güzel sanki okula değil de gezmeye gelmiş gibi...Okulun başarısızlığının nedenlerini araştırmaya hiç gerek duymaz herhalde hiçkimse öğrencilerin tiplerini ve hallerini gördükten sonra...
Benim mezun olduğum lise oldukça disiplinliydi,okul kurallarına uymayan herhangi birşey giydiysen,kapıdan geri gönderiyorlardı en basiti...Spor ayakkabıyla yada pembe bir hırkayla okulda tek bir öğrenci göremezdi kimse.Ve söylememe gerek yok sanırım okulun başarı ortalaması oldukça yüksekti,her yıl en iyi üniversiteleri birçok öğrenci kazanıyordu...
Geleceğin öğretmen adayı olarak en büyük dileğim öyle disiplinsiz,saygısız öğrencilerle dolu bir okulda çalışmak zorunda kalmamak...Çünkü,o tarz öğrencilere tahammül edebileceğimi pek sanmıyorum ben.Bakalım diğer liselerdeki öğrenciler nasıl?Okulları gezdikçe öğreneceğim...

7.10.08

x+y+z=m

Hayatta da kestirme yollar varmış matematik gibi...Ben kısa yol formüllerini pek ezberlemediğimden,şıklardan gidip deneme yanılma yolunu seçiyorum ve böylece kestirme yolları bilmeden hayatı yaşıyorum.Deneme yanılma sonucunda doğru şıkkı bulabiliyor muyum?

Bazen evet olmasına rağmen bazen yanılabiliyorum.Fakat,hayatta 3 yanlışın 1 doğruyu götürmesi gibi bir kural yok ama bazen 1 yanlış bütün doğruları götürebiliyor.Buna rağmen,hiçbir zaman 1 doğru bütün yanlışları götürmüyor.

:)

Matematik çalışmaya başladığımdan korkarım ama hayatı da matematik gibi düşünmeye başladım:)Yıllar sonra sayılara tekrar bakıp pek anlam veremeyince hayata da anlam verememle bağdaştırdım ve ortaya hiç bilinmeyenli bir denklem çıktı :

x+y+z=m

(meraklısına,"m" adımın baş harfi )

Hayatta denklemlerdeki gibi değil mi ? x'e değer verip y'yi buluyorsun ya da tam tersi y'ye değer verip x'i buluyorsun...Formülü bilmediğin ya da hatırlamadığın zamanlarda ise şıklardan gidiyorsun önce x=1 sonra y=1,vb. sayılar kullanıp sonuca ulaşmaya çalışıyorsun.Sonuç pozitif tam sayı çıkarsa ne âlâ ,çıkmazsa da kolay gelsin.


ps:bu yazı daha uzun sürebilirdi,ama çalan kapı ve gelen misafirler nedeniyle yarım kaldı...Şimdi tamamlayabilirim diye düşünmüştüm ama maalesef olmuyor....

seçenek+seçim≠sonuç

seçenekler,seçimler,sepebleri ve sonuçları...
hayat seçeneklerdenmi yoksa seçtiklerimizden mi oluşuyor?
Seçim yapabiliyoruz,seçeneklerimiz olduğu zaman.
Seçimlerimizde zorlanmıyoruz,sebeplerimiz olduğu zaman.
Sonuçların sorumluluğu bize ait olur,seçimlerimizi kendimiz yaptığımız zaman.

Peki seçeneklerimiz olmadığı,olsa da seçimi bizim yapamadığımız zamanlar olmadı mı?
-Maalesef oldu(en azından benim oldu).Ve muhtemelen tekrar olabilir...

İnsan kendi seçimlerinin sonuçları istediği gibi olmasa da,üzülse de çabuk kendini toplayabiliyor ama seçim yapamadığı durumların sonuçları daha çok koyuyor,üzüyor,etkisi çabuk geçemiyor-nedendir bilinmez-.

5.10.08

bir kışa başlangıç yazısı


Bu sabah erkenden odamın camını döven yağmurun sesine uyandım.Sonra perdeyi açıp camdan baktım ve şiddetli lodosun ağaçları köklerinden çıkarmak istercesine estiğini gördüm.Ve artık kışın geldiğini iyice anladım.Kış dediysem mecazi anlamda yoksa sonbaharda olduğumuzu bende biliyorum.Neyse ben artık havanın daha da soğuyacağını ve yazlıklarımı şu günden sonra giymemin imkansız gibi birşey olduğunu idrak ettim.Velhasıl bunun üzerine artık dolapta değişiklik yapma zamanın gelip geçmekte olduğunu farkına vardığımdan öncelikle dolabımda ki tüm yazlıklarımı çıkardım,kendilerini ücra baza köşelerine koydum ve yerlerine kışlık o kalın ve yer kaplayan kazaklarımı,eteklerimi,hırkalarımı yerleştirdim...Normal şartlarda odamızdaki dolabın bana ayrılan kısmına sığmayan eşyalarım son 2 yıldır kardeşim Sakarya'da olduğundan ben onun bölümü de kullanıyorum ve böylece dolaplara genel olarak sığıyorum diyebilirim ;)

Kıyafet ve dolap olayını hallettikten sonra kitapları da bir düzenleyim dedim ve en zor buydu,kitaplara olan aşkımı bilen bilir,ama yıllarımı verdiğim ömrümü yiyen o derslerin kitaplarını neden sakladığımı ben bilemedim sonra düşündüm düşündüm yine atmaya kıyamadım,ve bir kolinin içine koyarak bodruma indirdim hepsini...Ya zaten şu odada birazcık daha yer olsaydı şöyle kocaman bir kitaplık yaptırabilseydim süper olcaktı hiçbir kitabımı kolilere koyarak oraya buraya indirmek ya da kaldırmak zorunda kalmayacaktım.Okuduğum romanları ayırdım,dolabın üstüne koydum,okumadıklarım daha ortalarda bir yerlerde duruyor,kocaman kpss kitaplarımı nereye koysam bilemiyorum.Ne kadar dertliymişim ben,şimdi farkettim birden :) yorucu bir gündü aslında,ama odam yeni düzenine kavuştu artık bu iyi oldu kış moduna girmeyi ertelemeye devam etmemin bi anlamı yoktu artık,ve verdiğim kararlar doğrultusunda yarın birşeyler yapmam lazım ve yapacağım da...En çok kendim için,başarmak zorunda olduğum şeyler var.Bakalım uygulayabilecek misin diyenlere inat değil,özgürlüğüme yeniden kavuşmak için başarmalıyım.Kendimi kanıtlayabileceğim kendimden daha önemli birini de tanımıyorum zaten,kendim kadar önemli biri varsa o da babam dır ama babama kendimi kanıtlamak istemiyorum onu mutlu etmek istiyorum sadece...

Evet yarın sabah erkenden uyanıp,planlanan programın ilk gününü uygulayacağım :)

Ek olarak tek sigara seanslarınıda bıraksam iyi olur,tek sigara iyi ama ya kazara aşarsam diye çok korkuyorum bazı günler de...

Ve siyam seni çok özledim ben de,benim için bir yazı yazman beni çok sevindirdi,ama aramıza giren yollar engel değil ve hiçbir zaman engel olamayacak biz bunu anlayalı çok oldu ;) Tekrar buluştuğumuz zamanlar da araya hiç zaman,mesafe girmemiş gibi kaldığımız yerden devam edebildiğimizi test ettik onayladık :) Bu arada teknolojiye de sonsuz saygımı sunmadan edemeyeceğim...

Bu bir kışa başlangıç yazısıydı,hüzünlüydü...Aslında hep bir hüzün vardı benim içimde,kış başlasa da bitse de...Hep birşeyler eksik sanki hayatımda.İlk babamın eksikliğini hissetmişim 1 yaşına kadar yani babam askerden gelene kadar,sonra yine babamın eksikliğini hissettim 9 yaşımdayken dedem ölünce anneannemde kalmama karar verildiği zaman...14ümde başlayan yatılı okul yılları 22 ye kadar devam ederken duyulan aile hasreti...Ve şimdi evimdeyim ailemle ama kız kardeşim başka bir şehirde bizi özlerken biz de onu özlüyoruz,evde beraberken sürekli didişmemize rağmen,daha giderken özlemeye başladım yine gözlerimden birkaç damla yaş süzüldü...Özledim bile cadımı...Ve uzaklarda ki dostlarım,onlarda kardeşim gibiler zaten...

Hep eksik işte hayatım da birileri hep çok uzaklarda benden...

4.10.08

SI-KI-LI-YO-RUM

Bazen sıkılır insan.Sebepsiz yere ya da birçok sebep olduğu için...Benim sebebim sonbahar depresyonu gibi bişey sanırım,sevmediğim havalar,sevmediğim hüzünlü bir ortam,sevmediğim renkler,bide üstüne çok uzun zamandır tutmayan migrenimin tutması...Yeni bir eğitim-öğretim yılı başlangıcı ve çok çalışmak zorunda olduğumu bilmek...Hayatımın korkarım ama en önemli olan ve kayda geçecek yıllarından birini yaşıyorum.Pamuk ipliği misali sınavlara bağlanan hayat kurma mücadelemizde,savaşa hazırlanmam ve ipleri sıkı tutmam şart...Ve benim için zor zamanlar başlıyor...Kendime bir program yaptım ve pazartesi çalışmaya başlamam lazım...Gerçi nerden başlasam karar veremedim,sözel dersler iyi hoş da matematikle ne yaparım bunca yıl sonra ben ya...Offf.offf...
Aslında bugün sıkılma sebebim kpss falan değil,matematikte derdim değil,bi şekilde halledilebilecek bir durum kendileri,öyleyse ben neden sıkılıyorum???Bilmiyorum!!!
Zaten sinir bozucu yanı da bu...Canım sıkılıyor ve özel bir sebebi yok,ben sebepler arıyorum,üretmeye çalışıyorum hatta ama yok işte...
ve hâlâ sıkılıyorum :'(

2.10.08

tüm sorun:burç uyumsuzluğu!!!


yıllardır doğru düzgün bir ilişkiyi götüremeyi başaramayan sorunlu ilişkilerde uzmanlaşmış olan ben,arkadaşlarımdan hep aynı şeyi duymuşumdur yanlış insanlarla uğraşıyorsun,o zaten sana uygun değildi,yine sıkıldın dimi,yazık çocuğa,yazık sana,artık bir karar ver...bla bla bla...

ben genelde sorunlu olanın kendim olduğunu düşünüyordum hep.herşeyden çabuk sıkıldığım için ve erkekler genel olarak sıkıcı varlıklar olduğu için dayanamayıp bitirdiğimi sanıyordum...

kendimi ilişkiler konusunda sorunlu bir insan olduğuma acaip inandırmıştım...

Taa ki geçen gece bir sitede tesadüfen hayatıma giren ve doğal olarak çıkardığım insanlarla burç uyumlarımızı okuyana kadar.Allahım biriyle bilemi burcum uyumlu olmaz yaa!!!Sorun bende değilmiş,burçlarımız uyumsuzmuş :) Şaşırtıcı derecede doğru şeyler yazıyordu,inanamadım okuyunca.Ve bunun üstüne artık isimden önce burç sormaya karar verdim :D

Zaten yaptığım araştırmalar sonucunda toplam 3-4 burçla uyumlu olabildiğimi öğrenmiş bulunmaktayım.Onlardan biri denk gelirse ne âlâ,gelmezse de ben bulucam artık bi şekilde...

Artık sorunlu bir insan olmadığımı öğrendiğimden ötürü pek mesudum.ve burç uyum tablosunu paylaşmak istiyorum :)


KOÇ - KOÇ : Her iki taraf da birbirini yönetmek isteyeceğinden, çatışmalarla dolu bir beraberlik olur.
KOÇ - BOĞA : Olumlu bir beraberlik. Fakat Koç'un Boğa'nın üstüne fazla gitmemesi, kızdırmaması gerekir.
KOÇ - İKİZLER : Tartışmalarla geçecek bir beraberlik. Duygu ve fikir farklılıkları nedeniyle birbirlerini tatmin edemezler.
KOÇ - YENGEÇ : Kavgaların çoklukla olduğu, birbirini anlayamayan iki insanın beraberliği.
KOÇ - ASLAN : Olumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlar ve desteklerler.
KOÇ - BAŞAK : Tartışmaların yaşanacağı bir beraberlik.
KOÇ - TERAZİ : Verimli ve uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini desteklerler.
KOÇ - AKREP : Zor bir beraberlik. Birbirlerini yönetmek isterler.
KOÇ - YAY : Uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlar ve desteklerler.
KOÇ - OĞLAK : Çiftler arasında pek uyum yoktur.
KOÇ - KOVA : Birlikte hareket etmekte ve birbirlerini anlamakta zorlanırlar.
KOÇ - BALIK : Çiftlerin uyuşmadığı bir beraberlik.

BOĞA - BOĞA : Fiziksel olarak birbirlerini çekici bulurlar. Birinin diğerini idare etmesi gerekir.
BOĞA - İKİZLER : Uç noktalarda olan iki insanın beraberliği.
BOĞA - YENGEÇ : Karşılıklı tatminin olacağı bir beraberlik. Boğa, yengecin duygularını tatmin etmeli.
BOĞA - ASLAN : Boğa kıskançlık yapmazsa mutlu bir ilişki yaşarlar.
BOĞA - BAŞAK : Başak eleştirel yönünü bir kenara atarsa, uyumlu bir beraberlik.
BOĞA - TERAZİ : Olumlu bir beraberlik.
BOĞA - AKREP : Boğa Akrep'e güven verirse güzel bir beraberlik. Her iki taraf kendi eksiklerini tamamlar.
BOĞA - YAY : Tartışmaların olacağı bir beraberlik.
BOĞA - OĞLAK : Destekleyici bir beraberlik.
BOĞA - KOVA : Sorunlu bir ilişki. Farklı bakış açıları vardır.
BOĞA - BALIK : Mutlu ve uyumlu bir beraberlik.

İKİZLER - İKİZLER : Uygun bir beraberlik. Birbirlerini rahatlıkla anlarlar.
İKİZLER - YENGEÇ : Uyumsuz ve sorunlu bir beraberlik.
İKİZLER - ASLAN : Duygusal uyumsuzluğun olduğu bir beraberlik.
İKİZLER - BAŞAK : Birbirleriyle anlaşamazlar.
İKİZLER - TERAZİ : Mutlu ve uyumlu bir beraberlik. İdeal bir çift.
İKİZLER - AKREP : Sorunların yaşanacağı bir beraberlik.
İKİZLER - YAY : Birbirlerini tamamlayan, uyumlu bir beraberlik.
İKİZLER - OĞLAK : Karşılıklı menfaatlerin durumuna göre sürecek bir beraberlik.
İKİZLER - KOVA : Birbirlerine uyum sağlarlar.
İKİZLER - BALIK : Zor bir ilişki. Birbirlerinin duygularını tatmin edemezler.


YENGEÇ - YENGEÇ : Birbirlerini çok iyi anlar ve mutlu ederler.
YENGEÇ - ASLAN : Genel olarak iyi bir beraberlik.
YENGEÇ - BAŞAK : Birbirlerini anlamaya çalışmaları gerekir. Sorunlu bir beraberlik.
YENGEÇ - TERAZİ : Uyumsuz ve tatsız bir beraberlik.
YENGEÇ - AKREP : Uyumlu ve mutlu bir beraberlik.
YENGEÇ - YAY : Fedakarlık edilmesi gereken, mutsuz bir beraberlik.
YENGEÇ - OĞLAK : Birbirlerini tamamlayıcı ve destekleyici bir beraberlik.
YENGEÇ - KOVA : Değiştikleri taktirde anlaşabilirler. Sorunlu bir beraberlik.
YENGEÇ - BALIK : Birbirlerini anlayan çiftlerin beraberliği.

ASLAN - ASLAN : Lider olmak isteyen iki insanın beraberliği. Sorunlar yaşanır.
ASLAN - BAŞAK : Uyumlu bir beraberlik.
ASLAN - TERAZİ : Her iki taraf akıllı davranırsa uyumlu bir beraberlik.
ASLAN - AKREP : Hareketli, tatmin edici bir beraberlik.
ASLAN-YAY : Uyumlu ve mutlu bir ilişki.
ASLAN - OĞLAK : Mutsuz ve sorunlu bir beraberlik.
ASLAN - KOVA : Olumlu ve uyumlu bir beraberlik.
ASLAN - BALIK : Sorunlu ve mutsuz bir beraberlik.

BAŞAK - BAŞAK : Çatışmaların yaşanacağı bir beraberlik.
BAŞAK - TERAZİ : Kişiliklerin uyuşmadığı, sorunlu bir beraberlik.
BAŞAK - AKREP : Olumlu ve destekleyici bir beraberlik.
BAŞAK - YAY : Yanılgılarla, çatışmalarla dolu bir beraberlik.
BAŞAK - OĞLAK : Birbirleriyle anlaşır ve uyum sağlarlar. Mutlu bir beraberlik.
BAŞAK - KOVA : Kültür farkları varsa, mutsuz bir beraberlik yaşanır.
BAŞAK - BALIK : Birbirlerini anlamakta zorlanırlar. Sorunlu bir beraberlik.

TERAZİ - TERAZİ : Uyumun, anlayışın olduğu mutlu bir beraberlik.
TERAZİ - AKREP : Duyguların tatmin edildiği, çiftlerin arasında çekim olan bir beraberlik.
TERAZİ - YAY : Uyum sağlanabilen bir beraberlik.
TERAZİ - OĞLAK : Anlaşmakta zorlanabilirler.
TERAZİ - KOVA : Uyum ve mutluluğun olduğu bir beraberlik.
TERAZİ - BALIK : Beraberlik sürse dahi, mutsuz bir ilişki.

AKREP - AKREP : Ya mutlu ve ya mutsuz bir beraberlik. Birbirlerini anlamalarına bağlı.
AKREP - YAY : Uyumsuz ,sorunların yaşandığı bir beraberlik.
AKREP - OĞLAK : Uyuşmazlığın yaşandığı,zor bir beraberlik.
AKREP - KOVA : Mücadelenin yaşandığı,zor bir beraberlik.
AKREP - BALIK : Sorunların yaşanacağı bir beraberlik.

YAY - YAY : Farklı kültürlerden geliniyorsa, zor bir beraberlik.
YAY - OĞLAK : Mutsuz bir beraberlik.
YAY - KOVA : Başarılı ve mutlu bir beraberlik.
YAY - BALIK : Birlikte yaşamakta zorlanırlar. Sorunlu bir beraberlik.

OĞLAK - OĞLAK : Uyumlu bir beraberlik. Birbirlerini anlarlar ve desteklerler.
OĞLAK - KOVA : Mutsuz ve huzursuz bir beraberlik.
OĞLAK - BALIK : Uyumlu ve mutlu bir beraberlik. Birbirlerini tamamlarlar.

KOVA - KOVA : Mükemmel, uyumlu bir beraberlik.
KOVA - BALIK : Anlaşabilmek için zorlanırlar.

BALIK - BALIK : Birbirlerini anlayabildikleri için uyumlu bir beraberlik.

bayram mimim gelmiş


Diamandi arkadaşım beni mimlemiş...

bayramdan beklentilerim nelermiş?

Yıllardır alıştığım gibi kutlarız biz bayramı,sabah erkenden kalkılır hep birlikte kahvaltı yapılır,yeni aldığımız ciciler giyilir ve babamın eli öpülür,bayram harçlıkları alınır.Tahminimce birçok ailenin olduğu gibi bizim de geleneksel bayram başlangıcımız budur.

Eski bayramlarla şimdi ki bayramlar arasında büyümüş olmamın dışında pek fark göremediğim için nerde o eski bayramlar demiyorum...Benim için en büyük farkı artık kimse bayram harçlığı vermiyor.Büyümüşüm,öğretmen olmuşum...Ama ben işsizim ki,bu yüzden ve yaşım sebebiyle 9 yaşındaki kardeşimden çok daha fazla paraya ihtiyacım olduğu su geçirmez bir gerçek :)

Bir fark daha var artık gerçi eski bayramlarla son yıllarda ki bayramlar arasında ben büyürken annemle babam da yaşlanmaya başladığı için ilk gün evde oturuyoruz ve bize bayram ziyaretine geliyorlar.Bu da benim için gelenlere türk kahvesi yapmak,tatlı ve içecek koymak,efendime söyleyim sonra bunları toplamak anlamına geliyor e biraz da yorucu oluyor doğal olarak...Yorulmama rağmen ben bunu da seviyorum,zaten yılda sadece 2 kez bayram olduğu için insanlara hizmet pek zor gelmiyor :)

Diamandi demiş ki patlayıcı maddelerin satılması yasaklansınmış.Bu konuda söyleyebileceğim şey ben küçükken çok patlattım onlardan çok şükür dikkatli çocuklardık ve yanımızda kendimizden birkaç yaş büyüklerde olurdu her zaman ve hiçbirimize birşey olmadı,ve ben kızkaçıran,torpil gibi şeyleri patlatmanın hâlâ çok eğlenceli olduğunu düşünüyorum bu sebeple bayramın ilk günü yaşımdan başımdan utanmadan çıktım çocuklarla beraber patlattım :)

Yazdığım şeylere rağmen benimden bayramlardan bir beklentim var...Babam ve dedemin artık inatlarından vazgeçip barışması...Ve dedemlere kardeşimle değilde bütün aile gitmek...Sanırım o zaman bayramlar benim için dahada güzel olurdu...Bugün bayramın son günü,umarım herkesin bayramı çok güzel geçmiştir...