31.12.08

mutlu yıllarrr :)


yeni yıla uykusuz giricem :D

acaba bütün sene uyumadan mı geççek...

hahahha :p

velhasıl 2,5 saatlik bir uykuyla gün doğmadan,karga bokunu yemeden,gözümü tamamen açamadan.ama bi dünya makyaj yapıp düştüm yollara :D

gayet sıradan bi yolculuktu ilginçtir bişey olmadı yolda.

zaten o kadar dua ettim kar yağsın sabaha kadar diye ama kalktım baktım yağmamış.
gittiğim araba da bozulmadı,kaçırmadım da :D
paşa paşa gittim staja...
gittim de noldu?
merkez de oturan muhterem staj arkadaşımız hastalanmış doktora gidiyormuş,gelemeyecekmiş...
hal böyleyken telefunken modunda ben hocaya bildirdim durumu.
iyi madem dedi haftaya anlatırsınız.
be uyuz hatun kişilik madem öyle bi ihtimal vardı ne diye bizi senenin son günü getirdin onca yıl oraya.allaaan dengesizi yaaa.sinir oldum.derse falan da girmedim,gözlem de yapmadım.
tam gaz döndüm eve :D

sonracığıma cedric le alışverişe çıktık,anneye,babaya,anneanneye ve cedric e yeni yıl hediyeleri aldık.sanırım bir tek bana hediye yok bu sene...annemlerin aldığını sanmıyorum.başka da kimse yok zaten burda hediye alacak.neyse çokta umrumda değil :)

velhasıl yeni yılın son günü annem bana pilav yapmayı öğretti tamamen zorla,çok meraklıydım sanki yaa işim gücüm yok pilav yaptırdı bana :D
inşallah bişeye benzemiştir,bakalım babam ne yorum yapacak.

bu gece için planlar değişmedi çekirdek aile olarak aile saadeti yaşamayı düşünüyoruz.
gerçi ani baskın yapan akrabalar olabilir gibi bir his var içimde...
bakalım ilerleyen saatlerde anlarız :D
tombala oynıcaz,cedric çinko,tombala falan yapamayınca anırcak :D

bide asıl plan şuuuudurrr:
yılbaşı ağacımızın güzide yanar döner ışıkları etrafında underground ortam yaratıp,
sabaha kadar denss,denss,densss :p :p :p

2008 hakkındaki yorumlarımıda sıralamak istiyorum hemencik,
istediğim zaman başarabileceğimi bana öğreten bir yıl oldu,teşekkürler...

2009 da da kendimden aynı performansı bekliyorum :)
bide biraz daha büyüsem iyi olur sanki...
bide mezun olayım.
bide atanayım.
bide aşık olayım :)
ama mezun olup,atandıktan sonra aşık olayım ;)

herkese mutlu yıllar dilerim...


p.s. elalemin akıllısı ve bery mimlerinizi gördüm,1ocak itibariyle yazacağım :)
annem mutfaktan beni çağırıyor.sevgilerimle :)

30.12.08

ordan+burdan=ortaya karışık

yalnız değilim.
annem yanımda,babam yanımda ve küçük kardeşim...
kız kardeşim 7saat kadar uzakta ama her benim canım,ciğerim,bebişim...
çok özledim onu.
eskiden bu kadar özlemezdim sanki.
yani ben uzaktayken.
ya da o zaman herkesi özlediğim için,özlemim parçalara bölündüğünden bu kadar yoğun hissetmiyordum...
şimdi ben burdayım o uzakta.
canım benim yaa...
bide konuştuk biraz önce,grip olmuş yurt köşelerinde,kimler bakıcak ona şimdi...
pekte nazlıdır zaten,evde hasta olduğu zamanlarda su içmeye bile kalkmaz,hep yatar,bizde bakarız ona...
bebeem yaa keşke evde olsaydı ne güzel özel grip karışımımdan yapardım ben ona,bölee suratını buruştura buruştura içerdi...
özledim tospaa mı ben çok ya...
neyse...


koca gece yine rapor yazdım,tamam yalan attım sadece 1 tane rapor yazdım o da ortalama 3 sayfa bir sayfasında tamamen aynı cümleler :p
aslında sanırım 6rapor daha yazmam gerekiyordu ama hiçç uğraşamam wallaa kusura bakmasınlar.işim gücüm var izlediğim diziler var ala ala yaw :D
zate sabah gene kargalar kahvaltı yapmadan düşücem yollara.
offfffff.
ya bu hafta yol hikayemi yazmaya üşendim:D
allaaam bi insanın her gidiş gelişinde mi saçma sapan şeyler olur bilmem ki.
ya da hepsi bana denk geliyo :D
bilemiyorum anlamıyorum :D
gerçi benden başka kimsenin telefonuna
"lütfen hemen firmayı ararmısınız
parmak tur"
diye mesaj geldiğini sanmıyorum :p

bu arada öğretmen olcak arkadaşlar varsa,30 yaşına gelip bekar kalmayınız.
kalsanızda bunu öğrencilerinize ve stajyer öğrencilerine çaktırmayınız.
özellikle stajyer öğrencilerinize stajı zehir etmeyiniz.
yoksa arkanızdan evde kalmış bize taktı diye birçok dedikodu yapabilirler.
aynen bizim gibi :D
gözlemlerime dayanaraktan kesinlikle evlenmem gerektiğine karar verdim :D
evlenmeyen öğretmenler acaip garip oluyolar yaa...

sonracığıma ben geçen gün bi gözlem sonucu bişeyde bulundum.
işte gözlemlerimin sonuçlarına dayanıcam şimdi :D

benden sonra ki duraktan bir hatun kişilik binecek arabaya,neyse durduk bir hatun bir de sevgilisi yanında,çocuk kapıyı açması için şoförü çağırdı,sonra şoförle konuştu kız nerde inecek,7kişilik araba da nereye oturacak falan.kızımız süs bebeği gibi ağzından tek bir kelime dahi çıkmadan çocuğun söyledikleri doğrultusunda davrandı.yane önce benim yanıma oturdu,sonra arkaya adamın biri gelicekmiş o esna da onu bekliyormuşuz,oğlan açtı kapıyı
kız indi tekrar falan,sonra adam geldi,oğlan kızı tekrar bindirdi arabaya.iyi yolculuklar aşkım dedi.kapadı kapıyı.el salladı falan arkadan.

ben şaşırdım şaşırdım baktım.hiç böyle birşey yaşamamıştım şimdiye dek.
yanımda sevgilim olsa bile,ben konuşurdum her zaman.
öyle mal mal biblo gibi durmadım hiçbir erkeğin yanında.
aslında o kızın yaptığı doğru belki de.
bir erkeğe ihtiyacın olduğunu hissettireceksin.
ama benim ihtiyacım yok.
artist de değilim,ihtiyacım varmış gibi davranamam.
zaten benim erkek arkadaşlarım hep köpeklerden korkarlardı :)

öyle işte yane.aslında yazmak istediğim birkaç birşey daha vardı ama neler olduklarını unuttum :p

aaaa bide odamda harika bir yılbaşı ağacım var :)
dün aldık ve süsledik cedric'le beraber.ışıklı falan böyle süper oldu :D
yarın gece underground ortam yapcaz evde,onun renkli yanıp sönen ışıklarıyla.
zuhahaha.

p.s. ertesi sabah 6,30 da kalkmanız gerekiyorsa öğlenlere kadar uyursanız ahanda benim gibi zombi gibim olursunuz.saat kaç oldu bir gram dahi uykum yok.bide sabah sabah yol çekip,gidip ders anlatıcam.oyyy allaaamm oyyyy...
inşallaahhh kar yağar yollar kapanırrr,ya da benim gideceğim araba bozulur yolda kalırız daa şehirden çıkmadaaann.hoş böyle giderse ben uyuyamıcam,sonra da uyanamıcam,zate mal staj arkadaşım halen rapor yazıyormuş,ben yazmadım...böyle giderse o da uyanamıcak :D
sonra bizim kız kurusu onun ağzına sıççak bana bişe diyemicek,benden tırsıyomuş öyle diyo staj arkadşlarım.arkamdan konuşuyo anca uyuz şey.amaann neyseee.
ben uyumaya gidiyorum şimdicik.umarım başarabilirim.
-the end-

29.12.08

son dakika haberi

deprem olmuş gökçeada kuzeyinde 5,2 şiddetinde...
civar il ve ilçelerdeki herkes hissetmiş.
sanırım bi ben hissetmedim....
çok şükür hissetmedim...
en korkutuğum şeylerden biri zaten.
umarım hiçbiryerde hasar falan yoktur...

soru-1



acaba ben mi ağlamayı seviyorum...

yoksa gözyaşlarım mı beni sevmiyorlar da gözlerimden kaçıp gitmek istediklerinden mi akıyorlar bana sormadan...



28.12.08

1-derdim var 2-derdim var 3-4-5...... derdim varrr

ve bitti...
5 tane sınav geçtii bittiii....
aslında yeni başlıyo daha gerçi.
işin kötüsü sanırım yeteri kadar çalışmamışım.
lanet olsun bilmiyorum yaaa...
offff
zaten stres mania bi insan haline geldim.
ota boka stres yapıom aq.
hayatımda ilk kez bi sınavın sonuna kadar kaldım bugün.
ve bi bok yaptımmı yapmadımmı onu bile bilmiyorum.
ruh halim manyadı.
ben manyadım.
offffffffffffff.....
hayatım zaten kayıktı bide sınav sonuçları bir ay sonra açıklancak.
ama ben ikinci vizelere şimdiden çalışmaya başlasam iyi olcak...
bütün kitabı ezberlemem gerekiyormuş onu farkettim :(
offffffffffffff
offffffffffffffffff
offfffffffffffffffffffffff

27.12.08

lonely,so lonely...




26.12.08

saçmalamalar/volume-2

daralıyorum.
boğuluyorum.
RUHUM BEDENİME DAR GELİYOOOO LEEYYNNNN!!!!!!
hâlâ kızıyorum kendime.
hatta kendime gıcık oluyorum.
kendime gıcık oldukça bir sigara daha yakıyorum.
havaya sinir oluyorum.
keşke çok kar yağsaydı da yollar kapansaydı.
boşuna çalışıyormuşum gibi hissediyorum.
sanki hiçbirşey bilmiyorum.
aptal saptal bir sürü ses var ezberlemem gereken.
offfffffff.
gereksiz gereksiz şeyler,sanki öğretmen olunca ilkokul,lise çocuğuna ben sesleri öğreticem.
aman yaa amaaannnn....
hava soğuk.
evin sokağındaki okulun zil sesinden nefret ediyorum.
hayatım da duyduğum en iğrenç okul zili.
cedric bile diyor ben bu okulda olsaydım bu zil yüzünden okuldan soğurdum diye :D
neyse benim ders çalışmam lazım.
hep çalışmam lazım.
çok çalışmam lazım.
kafayı sıyırmak üzereyim.
kendime hâlâ gıcığım.
okulu uzatma nedenlerim aklıma geldikçe kendimden nefret edecek duruma geliyorum.
salak ben yaaa!!!
harbi salak ben.
başka bişey değil.
ben küçük bi aptalım!!!

my top 10 mim


sevgili arkadaşım kelebek misali mimmlemiş beni.hemen yazayım dedim my top 10 listemi :p

efendime söyleyim bunlar benim dinlemekten sıkılmadığım şarkılar,her daim mp3 player da bulunmaktadırlar hiç silinmemek üzere,aslında daha var da işte 10 tane yazmamız gerektiğinden eledim bende bazılarını,bunlar kaldı geriye.


1.el kadar bir kız - anima

(bu şarkıda kendimden birşeyler bulduğum için çok seviyorum,sevgili kankam göndermişti,kanka tam senlik şarkı diye)

2.çok aşığın var diyorlar-ince saz

3.bir sana birde bana-baba zula

4.anılar düştü peşime-kazım koyuncu

5.kızım diyor-zara

6.eric clapton-the thrill is gone

7.gary moore-still got the blues

8.gary moore-still in love with you

9.mark knopfler-everybody pays

veeeeeeee son favori şarkımm,bombaammm :p

10.çek git bebeğim :)


çek git bebeeeemm uzaklaraaa çeekk gittt

bavulunu toplaaa bebeeeemmm çeeekkk gittttt :)


evet çek git mim'im çeeeek giiiittt

al kendini elalemin akıllısı na git :)

25.12.08

bir yol hikayesi-3


bu sabah aynaya baktım!!!
uzun zamandır bakmıyormuşum onu farkettim!!!
kendimi tanıyamayacaktım az kalsın yaaa...
kaşlar falan çıkmış,tipleri kaymış.
çenemde bi tane sivilce çıkmış ne zaman çıktıysa farketmememişim bile ki geçmek üzere!

resmen tipim kaymış yaaa...
kendimden beklemezdim vallahi süslü bir şahıs olarak.

ey okul sen nelere kadirsin!!!

neyse malum staj günü olduğundan kaşımı falan aldım :D
fondotenle kapadm sivilce neyim görünmesin diye.
bi güzel makyajımı yaptım.
allık falan sürdüm yüzüme renk geldi.
giyindim gene kokoş kokoş,düştüm yollara :D
gitmeden önce geçen sefer beni bırakan şahsı şikayet ettim.
patronları ordaymış kimdi dedi plaka neydi falan.
ay dedim bilmiyom,araba almadı beni göremedim plaka falan :p
neyse gittim stajıma,çocuklarıma kartpostal yaptırdım yılbaşı münasabetiyle.
2saat onlarla uğraştık iyi oldu ders falan anlatmadım :D
ama kafam şişti beaaa.
pek gürültücü kızanlar.

sonracığıma ben yine arabaya bineceğim yere gidiyorum bi güzel yetişicem diye umuyorum,bide sabah şikayet ettim ya telefon etmeden gitmez şoför dedim kendi kendime.

velhasıl staj hocam beni bırakıyor ya bineceğim yere tam durduk,kapıyı açıcam bi de ne göreyim benim araba geçti gidiyo,hemen aldım telefonu elime aradım merkezi başladım bağırmaya,bi yandan da koşuyorum araba kırmızı ışığa denk geldi duruyodu orda,neyse tam yeşil yanıyodu yetiştim ben arabaların arasından uça uça geçerek allahtan çarpmadı bi tanesi bana kendiliksiz bir şekilde koşarken trafiğin ortasında.

vurdum cama deli gibi,içerdekiler şoka uğradı önce mendil falan satıyom sandılar herhalde.
puhahah
neyse açtılar kapıyı içerden.
bindim söylendim biraz gene,sustum sonra.çok yorgun olduğumdan dolayı çenem
durdu nasıl olduysa!

şimdi ben bu adamı burda ki büro da ya patron ona şikayet etsem mi?
etmesem mi?
adam 45-50 yaşlarında...
muhtemelen aile babası...
ev geçindiriyor...
bu krizimsi ortam da ne kadar iş vardır...
bilmiyorum...

bi yanım şikayet et,işini adam gibi yapsaydı diyor...

diğer yanım;yazık günah,evi barkı var diyor...

bilmiyorum!

bilemiyorum!!!

-the end-

24.12.08

saçmalamalar/volume-1


mesela hayal kursam.
uçuyomuşum ben öyle bi süper gücüm varmış.
hani heroes te west vardı claire i uçurup duruyodu.
ama karda kışta da uçulmaz yaw.
üşürüm ben...
yağmur yağar ıslanırım.
kar yağar donarım.
yazları sıcak olur,terlerim :p
hiro gibi ordan oraya gitsem zaman da yolculuk yapsam.
o zaman da bugünün bir anlamı kalmaz :S
ayy benden kahraman falan olmazmış özellik beğenemiyom yaw :D
gerçi neden kahraman olcam diye hayal kuruyorum ki :)
o da ayrı bi cinslik.
aman hayal de kuramıyorum yaw.
harbi harbi sorunlu bi insanım.
zaten duygularım kayıp.
neyse zorluycam kendimi hayal kurucam
en fix hayal nedir?
tabii ki para para para :p
çok param olsa ne yapardım desem kendime.
şu andakilerden farklı neye sahip olabilirdim ki...
kendi evim olabilir di bide arabam,ama şehir içinde trafiğe çıkmaya tırstığımdan araba da pek işe yaramazdı :p
işte nolurdu başka...
okulu bırakırdım bak bu şahane olurdu :D
evet en süperi bu yaaa.
sayısaldan falan 6 çıksa başlarım okuluna yaaa!!!!!!
ömrüm tükendi aq.
gecelerim uykusuz...
aaa uykusuz dergisini satın alırdım :D
evet evet süper fikir bu
hehehehe
:p
gezip dururdum başlardım stajına,raporuna,vizesine,finaline...
misal şimdi tam kayak mevsimi :D
isviçreye alplere kayak yapmaya falan giderdim :p
sonra düşer bacağımı kırardım
hahaha
bide bi sürü çizme alırdım,dünyanın bütün çizmelerini :p
gene mübalağa ettim işte ayağıma oldurabildiğim tüm çizmeleri alırdım :D
bi sürü renk renk,desen desen,biçim biçim converse alırım :p
kırmızılı's converse collection yaparım :p
sonracığımaaa
mısır'a giderim piramitlerdeki mumyaları ziyaret eder hepsine 3er kuluvallah 1er elam okur allah rahmet eylesin derim :D
london bridge e gidip bi foto çektiririm ve o esna da "london bridge is falling down" şarkısını mırıldanırım.
çin' e gidip portakallı pekin ördeği yerim.
venedik'te gondola binerim
ama yok o yalnız çekilmez.
bi ara manita yapmak lazım oraya gitmek için :p
bi sürü bi sürü kitap alırım kendime koccamaann bi kütüphane yaparım.
halka yararlı bişey yapmam :p
kendim yerim bütün parayı.
ama geçen gün nişanlancak bi arkdaşım var o çeyiz alıyodu kendine,taksitle bak onun çeyizini düzerdim herşeyleri alırdım.o günde içimden geçmişti zengin olsam herşeyi alırdım kıza diye.
evlenenlere karşı sempati besliyor olabilirim :D
başka napardım bilmiyorum henüz.
aa şey yapardım.
gittiğim her şehirden e.d. ye kartpostal alıp gönderirdim :D

sonracığıma...

aman ne biliim zaten hayallerimde çok sıradan oldu,herkesinkilere benziyor.

özel bir hayalim bile yokmuş benim.

:'(


-the end-


teoriden pratiğe 5 kala


soğuk mu soğuk bir gün yaşandı yine şehrimde.

şahsen böyle soğuk havalar da dışarı çıkmayı sevmem ama işte insan bazen mecbur kalıyor...

ve üşenmedim çıktım bugün hemde akşam üstü en soğuk zamanda...
sebebi de yarın staj dersimde çocuklara yılbaşı tebrik kartı yaptırcam,gerçi ingilizce dersi olduğu için daha bi noel kartı havasında bişey olur gibime geliyor.
bende çocuklara dedim geçen hafta şunları şunları alın,kendim de yapmam lazım gibime geldi bu sebeplen bu ayazda gittim malzeme aldım bi kaç.örnek kartpostallar vardı noel babalı onlardan aldım.

bide geçen gece babamdan para almıştım ben kitap alıcam diye,babamdan bana yeni yıl hediyesi babında :p
gittim kitapçıya seçemedim kitap yaaa....
hepsini hepsini almak istiyorum.
dünyanın vazgeçtim abartmayalım yurdumun bütün kitaplarını istiyorum :D
ayşe kulin kitaplarına baktım önce okumadığım iki tanesi var,onları mı alsam dedim.
sonra elif şafak kitaplarına baktım siyah sütü okudum bu yaz pek beğendim ama diğerlerinin hiçbirini okumadığımdan hangisini alsam bilemedim,onların da hepsini alasım geldi.

aslında dün gece nette görmüştüm maeve binchy'in yeni kitabı çıkmış adı da "bu yıl farklı olacak"
tam yeni yıl üstü onu alasım geldi en çok ama kitap yoktu kitapçıda,artık yarın merkezde bakarım vaktim kalırsa.hastayım zaten ben yazara çook seviyorum,bütün kitaplarını okudum :)
yarısından çoğu kütüphanemde var,inşallah bunu da bulup alıcam en yakın zaman da :)
velhasıl benim şu anda ders çalışıyor olmam gerekiyordu...
sınavlara 2 gün kaldı ki yarın stajım var iptal durumda olucam yine...
off yaa zaten çalışıyom ama sanki hiçbirşey bilmiyormuşum gibi hissediyorum.
allaaamm neydi benim günahım :'(
kahve mi yaptım içiyorum,umarım açılırım biraz oturup paşa paşa dersime çalışırım.

ya aslında ben teorileri pratiğe dönüştürmekle daha doğrusu dönüştürememekle ilgili bir yazı yazcaktım :D
gene yalan oldum :p
gerçi şekil 1-a bakınız ben,teorileri pratiğe dönüştürmekte zorlanan şahıslardan biriyim.
misal bugün erken kalkıp ders çalışacaktım bütün gün evden çıkmayacaktım.
anneme sabah not yazdım,anneanneme söyle beni 10 da uyandırsın diye.
anneannem de neden bilmiyorum 11 de uyandırdı,ben 11,30 da kalktım.
sonra hakkari'de kuzenle konuştuk msn den görüntülü,sesli
cedric hastaymış öğleden sonra okula gitmedi,tepemdeydi...
velhasıl 2saat kadar skills çalışabildim sadece,sonra çarşıya gittim geldim falan çarşı dediğimde dibimizde gerçi,ben kitapçıda yarım saat bakındığım için eve gelene kadar bir saat geçti :D

sonuç olarak eve geldiğimden beri yine ders çalışamadım :(

cedric in gıcıklığı üstünde bana bulaşıklık yapıp duruyor,annem de yine yok evde zaten, o da ayrı bi gezenti.
bir offfff çeksem karşı ki dağlara kar yağcak :p
p.s.: sayın arkadaşım e.d. teeeyyyy fransa lara kart gönderip,bana göndermediğin için pek kırgınım.bilgilerine.bıktım yaaa postacının getirdiği faturaları,ekstreleri görmekten!bir kere de sevindirsin beni beni yaaa
gerçi sınav sonuçlarım geldiğinde çok sevinmiştim :D
ama onlar önce nette açıklandığı için,sürpriz olmamıştı....
ps2: az sonra cedric i bayıltıcam sanırım-içime iyice darallar getirdi-kendi derdim stresim kendime yetmiyormuş gibi bide çocuk bakıcılığı yapıyom!!!!
şu anda arkam da anırıyo ve ben postu yayınlayıp kendisiyle yakından ilgilencem!!!!

23.12.08

seç,beğen,al


malumumuz önümüzdeki çarşamda yeni bir yıla gireceğiz dünya halkıyla beraber.

böyle her yerde bir yeni yıl kutlaması için hazırlıklar,efendime söyleyim hediyeler,indirimler,süsler,yılbaşı(!) ağaçları,noel babalar,kırmızı sembolik hediye çorapları...

dot dot dot dot dot dot dot!!!

ailecek öyle yılbaşı için evi falan süsleme adetimiz yoktur,çocukken de ne ben ne kız kardeşim aa yılbaşı gelmiş,ağaç falan alalım demedik hiç.zaten teyzemle eniştem boşanmadan önce hep teyzemlerde kutlardık yılbaşını :D onlar yapardı genelde öyle organizasyonlar.

velhasıl son 5 yıldır sadece geçen seneden önceki sene yılbaşı bayramın 1.gününe geldiği için hepimiz evdeydik,ve anneannemde kutlar gibi yapmıştık pek bi numarası yoktu gerçi tombala bile oynamamıştık :D

gerçi ben geçen yıl da evdeydim ama başka bir şehirde arkadaşlarımla kutlamıştım,e güzeldi de hani,sevgili kelebeğimden ayrıyız bu yıl geçen yıl birlikteydik ne güzel ama kısmet ne diyelim...

gelelim bu yılbaşı için planlara...

bilindiği üzere bu haftasonu vizelerim olduğu için,ben inek olmuştum en son mööö mööö diyip duruyodum ki değişen birşey yok hala inek modunda takılıyorum,bugün canım kankam eskişehir'den dershane notlarını ve sorularını gönderdi,akşam dan beri tekrar yapıp soru çözüyorum...ama bünyem uzun süreli ders çalışmaya alışamadığı için ara verip nete gireyim dedim azıcık :)

ben bu inek takılmalarım ve sadece vizeleri düşünmem sebebiyle henüz bir yılbaşı planı yapmış değilim.

hoş yapmama gerek kalmadı teklif üstüne teklif yağıyor :D

tekliflerden birisi burda bara gidip eğlenmek,gerçi bu teklifi yapan arkadaşla hiç bara falan gitmedik :) cafe de falan bile oturduğumuz ya 2 ya da 3 tür.kendisi çalışan bir şahsiyet olup benim de pazarları dışarı çıkmama prensibim nedeniyle ekiyordum kendisini genelde:)

gerçi bu pazar da dışarı çıktığımı öğrenmiş bana trip attı bugün prensiplerim nereye gitmiş falan diye.çok ta tındım gerçekten :p

diğer bir teklif ise küçük cedric'imden yılbaşı ağaçı alıp,süsleyip,evde dans etmek,oyunlar oynamak-tombala,papaz kimde,okey gibi...-

bi arkadaşta evde takılalım diyo...

bilemiyorum ki nerden bileyim!
kimlere sorayım!
nerelere gideyim....

ne yaparım bilmiyorum,ama dışarı çıkarsam falan cedric çok üzülecek biliyorum.

bir sürü plan yapıyor çocuk,para falan biriktiriyor,hepimize hediyeler alacakmış,yılbaşı ağacı alırız,odamızı süsleriz diye hayaller kuruyor...onun kalbini de kırmak istemiyorum.hoş gerçi dışarı çıkmak pek içimden gelmiyor,zaten alkol kullanmıyorum artık ne yapıcam ki barda falan...

evde sakin bir şekilde yeni yıla girmek bana daha çok yarayacak gibi hem liseden beri ailemle birlikte yeni yıla girmedim :) değişiklik olur benim için :-)
neyse daha bir hafta var önümüzde elbette bir karar veririm.

anneme ve anneanneme ne hediye alacağımıza karar verdik,hatta ben cedric'e neler alacağıma da karar verdim,ama babama ne alabiliriz bilmiyoruz henüz,ona da karar veririz artık bir haftaya kadar inşallaahh....

şimdi mööö lemeye gideyim ben yine :)

- the end-



22.12.08

plates li sabahlara ;)





hava çoookk soğukk.

zaten bizim buraların ayazı da pek meşhurdur.
wallahi sokağa çıkma zorunluluğum olmadığı sürece çıkmıyorum.
hoş perşembe günleri 2saatlik yolculuk sonucu staja gitmem hariç,genelde evden çıkmam gerekmiyor.walla napayım yaa pek kıymetliyim şahsen kendim için :D
bu sebeple sokağa çıkıp bi yerlerim üşüsün istemiyorum.
zaten en çok burnum üşüyo,ona da bi çözüm bulamadım henüz.
öyle atkı falan takamıyorum tüm suratıma,alerjik astım ım nedeniylen nefes almakta zorlandığım için.
burunluk diye birşey de malumunuz henüz keşfedilmedi :D
gerçi ben keşfetsem diye düşünmedim değil ama yok ya olmaz öyle saçma bişey :D

zaten şöyle resimde ki gibi bi tipte yok üşüyünce burnumu öpsün :p

peki bu kız ne yapar bütün gün evde?
odanın ortasına yatağının yanına çeker masasını,bütün kitapları yatağa,masaya falan yayar,oturur ders çalışır.
ve sonunda ders çalışmaktan kafayı kırar....
puffff.ders dedim de sınavlara sadece 4gün kaldı,perşembe zaten staj a falan gidicem,öyle geçip gidicek o gün.aslında konuları bitirdim ama tekrar yapmam lazım.kafam allak bullak.
sinir ve stres sahibi oldum.yaş geçtikçe ders çalışmak daha zor geliyormuş bide :D
bunu anladım.yaşlanmışım abi ben yaaaa!!!!!!!!!!

bi de ne yaptım ben,
defalarca aldığım bir karar vardır,
bugün yine aldım onu
yarın satışa çıkarıcam :p

erken kalkmaya karar verdim efendim,
sebebi de ebru şallı ile platesss yapmak istiyorruummm :D:D
bu sabah nispeten erken uyandırıldım annem tarafından because onun kahve günü varmış,misafirler falan gelcekmiş.bananeyse.zaten hoşgeldiniz demeye bile gitmedim,
sabah sabah tipim kayıktı.
odam da yaptım kahvaltımı tek başıma yine :(
o esna da yalnızlığıma arkadaş olsun diye tv açtım
en cazip gelen ebru şallı oldu :D
seda sayan da yaşar alptekin vardı,pardon hacı yaşar demem gerekiyo du :p
velhasıl ebru şallı ya bi ablamız mail atmış,baya da yaşlıcana bi ablamız tahminimce annemden falan büyüktür,demiş ki bu yaştan sonra 2,5 cm boyu uzamış,pantolonları falan kısa gelmeye başlamış,plates böylee de yararlı bir spormuş!!!
belki benim de azıcık daha boyum uzar :p
malum anneyle baba beni imal ederken malzemeden çalmışlar :p

bide bide ben tek başıma yemek yemekten nefret ediyorum!!!
son 4 gündür sürekli tek başıma yemek zorunda kalıyorum akşam yemeklerini!
bizim komşumuz öldü,allah rahmet eylesin,annem de gece kur'an falan okunuyo diye oraya gidiyo,pek samimi olduğumuz bir komşumuz olduğundan,yardıma falan kalıyo.
ben evde tek başıma yiyom yiyom doymuyom sonra.bu gece de amelsizler gibi yedim bi dünya yemek,yemekteyiz izliyodum o ara sinir oldum elemanlara bu haftaki. neyse saat 6da yediklerimi hala öğütemedim.
nasıl bi bünyeyim bilemedim.
ebru şallı ile plates yapmak istiyom!


son sözüm budur!


-the end-





ruhum sanatçı :D

sevgili babegazelle den görüp ve özenip yaptığım testin sonucu :)
walla uyuyo bana ne yalan söyleyim....
hayalimde bi mükemmel sevgili olduğunu bile bilmişler :D

Sanatçı Ruhlu
Sizin ruhunuzda sanatçılık var. Bir manzara seyretmektense bazen size gerçeküstü bir manzara resmine bakmak daha fazla keyif verir çünkü sanat çoğu zaman gerçekten daha kusursuzdur. Genellikle hayalinizde bir karakter yaratırsınız ve önce ona aşık olursunuz sonra da gerçek hayattan biriyle karşılaştığınızda hayalinizdekine ne kadar benzeyip benzemediğine bakarasınız. Bu yüzden çoğu kez olduğundan başka gözüken kişiler size çekici gelir çünkü bu türdeki kişiler sizin hayalinizdeki kişiyi azçok algılarlar ve kendilerini ona benzer bir karakter olarak gösterirler. "Tanıdığımı sanmıştım" lafı sizin genelde ilişkilerinizin bitiminde kullandığınız bir sözdür. Sizin gibi sanatçı ruhlu ve sevmeye açık birinin kalbini kazanmak her ne kadar kolay olsa da bunu sürekli kılabilecek kişi hayalinizdeki mükkemel sevgiliyi unutturup size gerçekliğin güzelliğini gösterebilecek kişidir. Bu kişiyi tanıdığınızda onu hatalarıyla sevmeyi öğreneceksiniz.



linkte şu dur.çözün paylaşın birbirimizi bilelim :p
hihiihih

p.s. bu bölümü sonradan eklemekle beraber bazılarınızı mimleme kararı almış olduğumu beyan ediyorum :)
talihli kişilerimiz osuruktan teyyare
aerodinamik yar
veeee tabii ki kelebek misali

evet efendim bekliyorum sonuçları,göreyim blog larınızda ;)

stop

bazen
hayat devam ederken
duruverir insan bi yerde
kalır öylece...
sanki öyle bi durumdayım
bi yerlerde kalmış benliğim ama
nerelerde bilmiyorum
hayat devam ediyor
ben peşinden koşuyorum
yetişemicem sanki hiç

bilmiyorum

21.12.08

annesinin uzaklardaki kuzusu

küçükken hatta geçen yaza kadar falan,
anneannemin en sevdiği torunu benim sanardım.
çünkü;6 yıl onunla kalmıştım,hatta lise hazırlıkta yatılı okuldayken,hafta sonları geldiğimde bile anneannemde kalıyordum...
hiç üzmedim onu,hiç kalbini kırmadım,hiçbir sözüne karşı gelmedim.
ki hala saygım sonsuz.çok ta severim kendisini.
ama yine de gücendim biraz beni diğerlerinden ayrı tutmadığını öğrendiğim zaman...
koskoca 6 yıl orda kalmıştım,bazen bir hafta babamı görmediğim günleri hatırlıyorum...
neden peki?
annemle babam bana neden bunu yaptılar bilmiyorum.
şimdi cedric benim anneannemde kalmaya başladığım yaşta...
öyle küçük ki...
anneme hala kızgınım,ondan ayrı geçirdiğim onca yıl için...
şimdi eğer ana kuzusu isem,buna annesiz geçirdiğim 13 yıl sebeptir...

20.12.08

bir yol hikayesi-2

akşam saatlerinde annem dedi ki kızım hadi seni otlatmaya götüreyim azıcık,enerji toplarsın!!!
puhahahah :D
neyse annem tam olarak böyle demedi ama anlam buna çıkıyodu,geçen gece yani çarşamba gecesi teyzemin eve hırsız girmiş,işte bilezik falan ne bulduysa almış bide kuzenimin mp3 çalarını almış,bu tam evden çıkarken teyzemle kuzen gelmiş eve hırsız cam dan vıınn toz olmuş.bide bunlar 1.katta oturuyolar kolay olmuş biraz hırsız için.neyse bugün camlara takılan bişey var ondan almışlar babamı aramışlar takarmısın akşam diye,bizde o amaçla babamla akşam yemeğinde teyzemde buluşma kararı aldık ve gittik.neyse babam o dalgaları taktı falan,oturduk biz,sonra eniştemin akrabaları geldi falan filan feşkan.benim cedric biraz kıskançtır,2 yaşında veleti kıskandı kuzenden şımarmaya başladı,huysuzluk yapıyo diye hadi eve gidelim bari dedik,iyi de dedik çok olmuştu gideli.
velhasıl bizim eve gelme planımız az kalsın suya düşüyodu,şimdi teyzemlerin evin olduğu site okulun bitişiğinde okuldan bunların site ye kapı falan var,bizde site nin içine çok araba park ediyorlar çıkmak zor oluyor diye,okul bahçesine park etmiştik arabayı.bindik arabımıza tam çıkıcaz o da ne malın biri okul bahçesinin yola çıkan kapısının tam ortasına kamyonet park etmiş.
ben tırstım tabi,babam sinirli adamdır allah korusun adamı döver falan orda,zaten güçlü kuvvetli bir şahsiyet kendisi.sonracığıma babam kornaya falan basıyo,hiç etraftan kimse cama çıkıp bakmıyo falan bile,ben sinir oldum babam küfür etmiyo ben sövüyom faalan :D
neyse dedik bari siteden çıkalım,bi gittik çıkış yolunda 4 tane araba park halinde,ordan çıkmak için 2 apartmanıda ayağa kaldırmamız lazım.sonra yine diğer kapıya gittik,babam çılgınca kornaya basmaya devam etti.en sonunda çıkış kapısının tam yanındaki evden bi amca çıktı,oh be dedik çekicek kamyoneti evimize gidebilcez.sonra babam da indi arabadan,o arada babamın adaşı olan abi de geldi,kısaca kendisine abi diyim şimdi ben.tahminimce abi yi teyzem yolladı,babamın azıcık asabi bir şahıs olduğunu bilir kendisi.neyse abi ve babam amcanın yanına gittiler,amca dedim bizim değil araba,şurdaki eve sorun.sonra abi gitti sordu bi eve,yandakine gönderdiler sonra o eve de gitti ve en sonunda kamyonetle ilgili biraz da olsa bilgi aldık,efendime söyleyim malum kamyonet 15 gündür geceleri arabayı okulun tam kapısına park ediliyormuş ve sahibi hakkında herhangi bir bilgi yok.neyse bu son evine gittikleri adam dahiyanece bir fikir attı ortaya,açalım kapıyı boşa alalım vitesi kamyoneti okul bahçesine alalım :D
velhasıl bunlar açtılar kapıyı bizim abi bindi arabaya çekti okulun içine kamyoneti :)
sonra biz çıkabildik okul bahçesinden ve evimize geldik :D
o salak kamyonet sahibide gelince bulur belki kamyonetini :p
puhahahhaha
-the end-

anneee!!! ben inek oldum!!!


evet sevgili günlük,ya da bugünlük bazen dünlük...
bugün bugünden bahsedicem :D
bugün bişey keşfettim ben sürekli 8saat uyuyorum.
genelde aynı saatte yattığımdan farketmemişim şimdiye kadar :D
ama dün gece pardon sabaha karşı uyudum,yani saat 5 ti.
sonra 1de uyandım :D
yine kapı ziliyle uyandım,zaten bizim kapı zilinden nefret etmiş durumdayım,sürekli çalmakta kendisi periyodik aralıklarla,telefonumuz da aynen sürekli çalar.
insan neden gelir arar bizi bu kadar bi anlasam.
hoş bizi değil genellikle annemi ararlar.
benim zavallı telefonum hiç çalmıyor...
mesaj bile gelmiyor...
o da en az benim kadar yalnız :(
neyse işte kalktım,kahvaltı falan yaptım e vizelere bir hafta kalmışken henüz hiç başlamamış olduğum grammar e çalışmaya karar verdim.aldım saatlerdir kitap elimde öyle bakıyom,okuyom falan;zaten bildiğim şeyler hepsi...ama bu kez kontrol bende :D
biliyorum deyip çalışmamazlık etmeyeceğim :D
çünküüü ben ineekk olduuumm :D
anneme dedim"annee,ben inek oldum:)"
"aferin kızım,ol"dedi,ve ekledi " çok gezdiklerine,ders çalışmadıklarına tut"diye...
bende buna cevap"möööööö!!!!!!!!" dedim :D
sonra aklıma old mc donalds şarkısı geldi,

"Old MacDonald had a farm
Ee i ee i oh!
And on this farm he had a cow
Ee i ee i oh!With a moo, moo here,
And a moo, moo there
Here a moo there a moo
Everywhere a moo, moo"

resmen beni anlatıyo :D sürekli elimde ders notlarıyla geziyorum.
gerçi sanki hiçbişey bilmiyomuşum gibi hissediyom :(
offf.
nolcak benim halim ya...
kendimden kaçasım geliyo...
o lanet derslerin hepsini verip mezun olmam lazım.
kpss den baba bi puan alıp atanmam lazım...
yoksa psikolojik manyak bi şahsiyet olucam.
çalış çalış çalış....
bi de annem gelmiş bugün diyo ki " kızım,senin böyle sevgilin falan yok,yalnızsın ya,üzülüyom senin için...."
anne bi git yaa manyak mısın diyesim geldi :D
ama demedim :p
annecim dedim benim mezun olup atanmam gerekiyor,ondan sevgilim yok....
öyle olsun dedi.
bende öyle dedim.
tabii ne kadar doğru bilmiyorum henüz.
kendimimi avutuyorum,yoksa gerçekten böyle mi olmasını istiyorum.
harbiden bilmiyorum.
bi yandan düşünüyorum,şimdi mesela günlerce dışarı çıkmadığım oluyo,e sevgilim olsa burda doğal olarak adam buluşmak,görüşmek isticek,konuşmak isticek,mesaj atmak isticek falan filan.
ay kaldıramam sanırım cidden.kendime bi dünya kurdum odam da ben.iyi geliyo şimdilik.
zaten benim hayatıma birini sokmam için bi hayatım olması gerek öncelikle.
şahsen henüz kendi hayatım olduğunu düşünmüyorum...
o sebeple ben öküzü olmayan yalnız bi inek olarak kalmaya karar verdim :D

so lonely,so bored!

bu akşam yine sıkıldım evde oturmaktan
moralim bozuk
ceyran kesik olmasa da-su muydu yoksa yaw-
hele bir de kimseler yok ya...

ayy can sıkıntısından iyice saçmalamaya başladım gene.
neden canım sıkıldı peki benim.konuşasım gelmişti biriyle msn lerde,malum şahsın pc si bozulmuş.vatana,millete,avrupaya hayırlı uğurlu olsun :D
velhasıl saat 8,30 dan 12 ye kadar ben morphology diye dandik bir derse çalıştım.
peki ders neden dandik?
efendime söyleyim biz bu dersi ingilizce görüyoruz,görüyoruz falan dediğime bakmayın,uzaktan eğitim alıyoz sözde,tabi buna uzaktan eğitimde denmez,kendi kendimize bişeyler yapmaya çalışıyoruz işte.
neyse bu derste türkçe cümle sözcük falan filan yapısı anlatılıyo kitapta ama ne gerek olduğunu anlayamadığım bi şekilde ingilizce anlatılıyo.bu kadar gereksiz başka bişey daha olamaz yaw.
dellendim saatlerdir burda.zaten beynim manyadı ders çalışmaktan,rapor yazmaktan bide güzel türkçemi ingilizce anlamaya çalışıyom :D
allaaamm ben ne yapmaya çalışıyomm!!!
neyse o şahsiyetle azcık konuşuruz,geyik falan yaparız kendime gelirim diye düşündüm ben.
bi azimle bütün konuları bitirdim :D
evet bunu da yaptm oturdum 4saat aynı derse çalıştım aralıksız.
kendimi aşıyorum....
bu azimle ben neler yaparım neler :p :p :p
sonracığıma msn imi açtım bi güzel,bir ileti,pc bozulmuş sürekli kapanıyomuş.
içimden saydırdım biraz.
sonra şöyleee bi baktım msn e geyik yapacak kimseler varmı diye.
ama yok yane.
sayın kelebek arkadaşıma bir çağrı attım,koş gel der gibisinden.
geldi ama uyuyormuş,birazdan yine uyumaya gidicekmiş...
velhasıl yalnızlığın dibine vurdum bu gece. ühhühühüüüüü :'(
neyse yazmaya devam edeyim bari.
benim 8 yaşındaysanız dot dot sa hayat gerçekten çok güzel diyen sevgili kardeşim cedric :D
hayat bilgisinde türkiye 1.si olmuş sınavda :D
heeyyooooo:)
hayatımda ilk kez şube,okul,bölge ve türkiye satırlarında 1. yazan bir sınav sonuç belgesi gördüm :D
türkçe ve matematikten 2 şer yanlış yapmış neyse bu gazla bi sonraki sınavda hepsini full çeker :D
kitap okumayan çocuk kitap okumaya bile başladı wallahi billahi.
gerçi sanırım öğretmenleri söylemiş okulda Atatürk çok kitap okuyormuş,sonra bütün derslerde ve yaptığı herşeyde çok başarılı olan biri olmuş.
bizde ailecek atatürk hayranı olduğumuzdan ezelden beri,bizim cedric hemen etkilenmiş (çok şükür) kitap okumaya başladı.
ailecek mutluyuz :)
tabii böyle mutlu olmak,yalnız olduğum gerçeğini değiştirmiyor.
bi şarkı mırıldanıyorum kendi kendime...
"lonely,
i'm so lonely..." :(

bu arada aklıma gelmişken yazayım murathan mungan'ın kadından kentler kitabını okudum geçenlerde.çok beğendim oysa ki ben öykü sevmem pek ama güzel yazmış evelallah.kitabı anlatmakta isterdim ama maaleseff filmleri anlatmayı beceremediğim gibi kitapta anlatmayı beceremiyorum :D özetlemek gerekirse farklı kentlerdeki farklı kadınların hikayeleri :D
zaten adından da belli olduğu gibi.

bu gecelik bu kadar saçmalık yeter,tahminimce kimse sonuna kadar okumaz bu yazıyı,murathan mungan reklamımda başarısızlıkla sonuçlanır :)
-the end-



18.12.08

yalnızlık-benim

arkadaş çevremdeki tek yalnız neredeyse benim!
ve hep aynı şarkı dilim de...
"yalnızlık benim eski sevgilim
yalnızlık benim en vefalı yarim
ben onu kimler için terkettim
o beni bırakmıyor..."
bu şarkıyı baha söylemeden önce keşfetmiştik,eskişehir'de canlı müzik olan bir cafe vardı.
ismail diye bir arkadaşımız söylerdi,tahminimce yarın gitsem yine orda şarkı söylüyordur :)
ve beni görünce yine bu şarkıyı söyler...
neyse konumuz şarkı değil,benim yalnız olmam.
şimdi görünüşte yalnızlığı ben seçtim gibi görünüyor.
tamam aslında ben seçtim.
yani son erkek arkadaşımdan ayrılmasam,her dediğimi yapan eğitilmiş nitelikte bi sevgilim,
ödemem gerekmeyen hesaplar,
özel günlerde benim için değeri olmayan ama paha da ağır hediyeler,
yine ödemem gerekmeyen telefon faturalarım,
canım sıkıldığın da beni oraya buraya götürücek bi insan evladı,
trip atsam da mölün mölün dinlicek bi insan,
böyle gayet cesur dekolte giydiğim de,minicik eteklerle dolaştığımda yanımda olacak ama bana laf etmeyecek birisi....
öyle işte.
ama ben ne yaptım terkettim :D
çünkü sevmiyordum.
ve kendimce haklı olduğumu düşündüğüm bir sürü sudan ucuz sebepler.
gerçi ona hiçbir açıklama yapmadım.
ayrılmak istiyorum dedim.
ıssız adam ın dişi versiyonu misali.
gittim.

neyse konuyu yine saptırdım :D
ben neden yalnızım???
çünkü etrafımda adam gibi bi adam yok.
sünepe tipler var.
bknz.paragraf 2 :p
şimdi ben istiyorum ki.
sevgili dediğin birazcık ama az birazcık maço olsun.
böyle dır dır ettimmi accıık bii höyytttt desin susayım :D
sonracığıma çirkin bi kızmışım gibi beni kıskanmamazlık etmesin!
bide mümkünse sevgilim gibi davransın köpeğim gibi değil.
hayır benim zaten benimle her yere gelen,eve git dediğimde giden,koşmak istediğimde yanımda koşan,bi yere gittiğimde beni kapıda bekleyen bir köpeğim var.
hem onunla buluşmak için dışarı çıkmama falan gerek yok,her daim bahçede emrime amade kendileri :D

bakalım aradığım benim mükemmel adamım bi gün,bi yerde karşıma çıkacak mı...
hani 23 yaşındayım şimdiye dek kimsenin benim için mükemmel olduğunu düşünmedim ama yine de hala bir umut var içim de :D
inşallah köpeğimle yaşlanmak zorunda kalmam :p







17.12.08

aşk'a dair

AŞKSA ARADIĞIN
DİNLEDİĞİN TÜM MASALLARI
İZLEDİĞİN TÜM FİLMLERİ
OKUDUĞUN TÜM KİTAPLARI
UNUT...
BAŞKALARININ HAYALLERİNDE Kİ
ESARETİNDEN
KURTAR KENDİNİ!
ANCAK O ZAMAN,
BİR GÜN
AŞK'LA KARŞILAŞIRSAN
ANLAYABİLİRSİN

BELKİ...


p.s.:Eğer sevgilin çok zengin olursa,o filmlerde falan gördüğün gibi bir aşk yaşayabilirsin.

Eğer kocan çok zengin olursa,sevgilisiyle o filmlerdeki gibi bir aşk yaşayabilir.
:)

-the end-

16.12.08

git-se-m

bir bulut
takılıp rüzgarın peşine
gitti uzaklara
dönüp ardına bakmadan
baka kaldım...
ne bir rüzgar vardı
peşine takılıp gidebileceğim
ne de
ben bir bulut kadar
cesur olabilirdim...


mimli masamın üstü :)

zahir sağolsun merak etmiş beni mimlemiş :)

bende hemen paylaştım blog uma yolu düşen herkesle :)

asıl tercihim sadece siyah olmasına rağmen,bayram tatiline gelen kız kardeşim bu asılı kalp i yapmıştı masa üstü,bende kendimi gördüm değiştirmedim :)

gördüğünüz dosyalar hepsi cedric e ait,sözlük kısa yol hariç,ben şahsen tüm dosyalarımı d'deki özel klasörümde gayet düzenli bir şekilde saklarım...

peki ben mimlesem mimlesem kimleri mimlesem :)

en çok merak ettiğim
mka 'nın masa üstü,umarım beni kırmaz ve bizimle paylaşır:)

bide olmazsa olmazım
kelebek misali'mi mimliyorum.

(kızın içine doğdu galiba cep'ten mesaj attı tam şu esnada:)

allahın hakkı 3tür söyleminden yola çıkarak son olarak

bir feminist





Lisedeyken duygu asena hayranıydım ki hala rahmetle anıyorum kendisini.

bütün kitaplarını almıştım ve sayemde bütün sınıf okumuştu.

hatta yıllığa bile yazmışlardı tedarik ettiği duygu asena kitaplarıyla bütün sınıfı feminist yaptı diye:)

şimdi nerden aklına geldi diyecek olursa birileri kendi kendilerine...

biz bu gece teyzeme gittik,kuzenin kitaplığında kitaplarımdan birisini buldum.

duygu asena-değişen bir şey yok

kitap ilk kez 1987 de basılmış...

benim aldığım 41.baskı ve 2001 yılında basılmış...

ve sene 2008 şimdi okusam kitabı yine değişen birşey olmadığını söyleyebilirim...

neyse bu kitabın benim için değeri büyük :)

çünkü imza gününde sayın duygu asena tarafından imzalanmıştı.

biraz kovalaklık olcak ama yazdıklarınıda yazıyorm:)

"sevgili kırmızılı,

hep mutlu,

hep başarılı,

hep aşk'lı yaşa.

sevgiyle...

duygu asena 12/5/2002 "

şu anda yaptığım hesaplara göre lise 2 deymişim o yıl.ve benim için önemi gerçekten büyüktü :)

zaten imzalı kitapları ayrı bi severim.

sunay akın,selim ileri imzalı birkaç kitabım daha var :)

bi kez de eskişehir e tuna kiremitçi gelmişti imza günü vardı ben çok sevinmiştim bütün kitaplarına sahip olduğum için ama sağolsun arkadaşlar elimdeki kitapların hepsinin korsan olduğunu hatırlattılar gidip rezil olmadım :)


-the end-


15.12.08

anlamazdın!söyleyemezdin!

allahaaamm bu sabah zapping yapıyorum kanallarda,kanal 7 de sabah programı yapan bi hatun kişilik var,inci gibi bişey sanırım adı yalan atmayım şimdi.
ayla dikmen in muhteşem şarkısı anlamazdın ı söylüyor,daha doğrusu söyleyemiyor!
rezil etti şarkıyı kadın yaa.
sözleri de üşenmiş ezberlememiş,önünde bi kağıt hani senfoni orkestralarında falan olur ya bişey üstüne notaları koyarlar,işte öyle bişeye yazmışlar sözleri,ordan baka baka söyleyemiyodu!
ay nasıl sinir oldum nasıl sinir oldum anlatamam.
zaten memleketim böyle bir yer.
çağan bir film yaptı birkaç şarkı kullandı,şimdi bizi bıktırana herkes her yerde bu şarkıları söyleyecek.başka şarkı bilmiyormuşlar gibi.
tamam güzel yorumlayanlar söylesin hadi madem o kadar içlerinden gelmiş popüler kültür e ayak uydurup söylemek.
ama be kadın madem bilmiyorsun doğru düzgün sözlerini bile ki ezgiden bahsetmiyorum!
zaten şu sabah kadın programlarından da nefret ediyorum.
abuk sabuk insanlar çıkıyo oraya bilmem ne anlatıp duruyolar.
aslında ne anlattıklarını da bilmiyorum :p
bizim evde zapping sırasında acilen başka kanala geçilmesi hariç öyle programlar izlenmez.
annem ev hanımı dır,buna rağmen izlemez,hatta gıcık olur:)
bunun içinde şükrediyorum tabii :)
bide ders çalışmaya başladım sonunda tekrar dil ediniminin özetleri bitti.kitaptan tekrar çalışıcam:)
bugün biraz daha iyiyim yani,sonun da...

ayy annem en sevdiğim kapşonlu hırkamı çöpe atmış...
sebebide kolunda çamaşır suyu lekesi olması!
oysa ki ben çamaşır suyu lekesine rağmen forma gibi sürekli giyiyordum.
velhasıl annemin attığını öğrenince kan beynime sıçradı!
neden anneee diye sordum.
el cevap:öyle eski püskü giyiyomuşum.üzülüyomuş.yetimmiymişim ben!

p.s.:gri kapşonlu hırka aldı bana şimdi onu giyiyorum :)

14.12.08

like a diary :)

dün o yazıyı yazdıktan sonra,hiçbir şey yapamadım.
sinirlendim hem kendime,hem ona,en çokta ayın 13 ü olduğunu farkettiğime.
evde duramayacak gibiydim.
ailemle yaşıyor olmasam,çıkıp bu soğukta deli gibi dolaşırdım sokaklar da.
Lakin anneme hesap verme yükümlülüğüm olduğundan,ve o çorlu lu sarışın çocuğunun mevzu bahsinin açılmaması için,evde sinirlerimle baş başa oturmaya karar verdim.
aslında teyzeme gidelim dedim ama annemin canı istemiyormuş diye gitmedik.
bende trip attım bir sürü falan.
bi ara oturdum kavak yellerini falan izledim.
sıkıldım bilgisayarı açtım.
saçma sapan birşeyler yaptım.
oysa dün gece ders çalışmaktı amacım ama kafamı toparlayamadığım için bir türlü doğal olarak kitabın kapağını bile açmadım.
kendime sinir oldum bir kez daha...
düşün düşün boktur işin kızım dedim.
cedric heroes izliyodu ablaa hadi başladı dedi oturduk heroes izledik.
allahım nasıl şeker bir kardeşim var benim yaa :)
sarıldık ikimiz yatakta yattığımız yerden izledik.
kesinlikle anne olmak istiyorum birkaç çocuğum olsun,sırf bunun için evlenirim wallahi :D
heroes izledikten sonra ben gene böyle duygusal bi patlama yaşamak üzereydim ki günlüğümü açtım falan yazıyorum yine duygusal duygusal,bu arada blog ta pek duygusal takılamıyorum,burda şiir falan da yazamam ama günlüğüme acaip duygusal içerikli yazılar yazarım ben :D
neyse tam böyle dokunaklı,ağlatmaya hazır cümleler kurarken disco kralına gözüm takıldı,
90 lı yıllar programıymış bu hafta ki,ben direk gülmeye başladım:)
sonra günlüğüme not düştüm teşekkürler okancım beni güldürdün diye,
kapadım defteri falan oturdum 3e kadar okan ı izledim,güldüm güldüm güldüm :)

satmışım anasını dedim kendime
allahın sarı çıyanı :D
defol çık aklımdan ya dedim değmez ki bunca sene sonra :)
zaten üstünden ne sular aktı ;)


13.12.08

o güçlü kız olamadım

uzun zaman sonra günlük niteliğindeki defterime yazmak geldi bugün içimden.
alışkanlıktır başlamadan önce sol üst köşeye tarih atarım,bugün ayın kaçı olduğunu farkında olmadığımı farkedince,telefonuma baktım ve 13 aralık mış...
tarihi attım yine sol üst köşeye.
aklıma gelen ilk şey eski ev arkadaşımın doğum günü oldu bundan 3 yıl önce kutladığımız.
onunla tanıştığımız o gece.
o zamanlar bir erkek arkadaşım vardı,ve ben o gece ondan ayrılmaya karar verdim ki ayrıldım da...
sonra ne oldu elime geçen hiçbişey belki ya da çok şey.
aylarca arkadaştık seninle-bölümde ki herkes sevgili olduğumuzu sansa bile-
sürekli birlikteydik,okulda,dışarda,onlar da ya da biz de...
uzun zaman hiç kimseye söylemedim,sana aşık olduğumu.
gerçi aramızda birşeyler olduğu alenen ortadaydı.
sonra bizim kızların yoğun geyikleri üzerine itirafta bulundum tabii...
tanıştıktan yaklaşık 5 ay sonra olanlar oldu...
ve sonra doğumgünümü kutladığımız gecenin sabahında bitti herşey,olan ve olmayan.
ben hiç hazır değildim.
zaten insan aşık olduğu adamın gidişine nasıl hazır hisseder ki kendini?
bana güçlü bi kız olduğumu söyledin ya o gece,bunun da üstesinden gelirdim hani?
ben senleyken o güçlü kız değildim...
sana karşı hiç gücüm yoktu ki benim...
ki bunu histerik arama krizleriyle defalarca kanıtladım sana.
ve hiçbir zaman aradığım da karşı koyamadın.
eskişehir e gelmiştim ve aralık ayıydı 2yıl önce tarih bu aralardı yine.
yurda giriş yapamadığımdan,daha önce hiç evine hiç gitmediğim bir arkadaşımda kalmak zorunda kalmıştım.
saat gecenin 1 inde evde esrar partisi yapınca ahali.
nasıl kaçacağımı nereye kaçacağımı bilemediğimden,seni aramıştım ve 6aydır hiç görüşmemize rağmen,hiçbirşey sormadan yeri tarif et deyip beni gelip almıştın ordan.
sana sanırım o gece ki gibi hiç sarılmadım güvenle...
sonra...
sonrası yok...
3gün sizde kaldım.
son gün ağlama krizine girdim.
sonra sen tren garına beni götürdün ve ben gittim.
sen kaldın.
ve sonra yine görüştük.
ne sevgili olabildik ne arkadaş kalabildik.
sen amerika ya gittiğinde sabaha kadar uyumuyordum senle biraz konuşabilmek için,kamera dan biraz seni görebilmek için.
zaten en son sen amerika dan geldikten sonra görüştük.
geçen yıl eylül de...
o gece çekildiğimiz fotoğraf hala duruyor bilgisayarımda...
ne kadar da yakışıyormuşuz iki sarı yan yana diye bakıyorum arada...
seni özlediğim zamanlar da...

gerçi ilerleme var,artık canım yanmıyor.
gözlerim dolmuyor,ağlamıyorum.
savaşmıyorum kendimle.
zamana bıraktım.
seni unutuyorum ben.
izi kalıcak içimde bi yerlerde biliyorum.
belki izin nerde olduğunu da unuturum bir gün...


10.12.08

bugünler de bir rehavet var üstümde.
yapmam gereken şeyleri yapmak gelmiyor içimden.
boş boş oturuyorum çoğu zaman bilgisayarın başında.
ve bugün uzun zaman sonra evden dışarı çıktım.
hoş bana kalsa yine pijamalarımla evde oturmayı tercih ederdim ama aile saadeti yaşanması gerekiyormuş:p
evden çıkma sebebim küçük cedric imizin bayram paralarıyla mp3 çalar almaya karar vermesi oldu.
velhasıl gittik aldık,artık daha fazla dinlediği şarkıları anıra anıra söyleyecek korkum bu!
zaten ailece öyle bir problemimiz var,annem hariç hiçbirimiz şarkı,türkü falan söylemeyi beceremiyoruz :)
sonra annemler köye gitmeye karar verdi,kız kardeşim ve ben tabii ki gitmedik.
zaten gittikleri köy bizim köyümüz bile değil.daha da doğrusu bizim bir köyümüz yok.
çocukken çok ezikliğini hissetmiştim özellikle bayramlar da...
hala bazen bayramlarda köye gitmemek konusunda bir eksiklik yaşadığım oluyor.ilkokul da ve ortaokul dayken bayramlarda,sömestr ve yaz tatillerinde arkadaşlarımın çoğu köye giderlerdi.
ben kıskanırdım.anneannem bir,babaannem ise 3 sokak ötede oturuyor.
zaten sürekli gittiğim yerler.e hani o zaman bunun bayram kısmı?
seneye umarım atanıp vatanımın herhangi bir şehrinde çalışıyor olacağım ve benim içinde bayramların bir anlamı olacak :)
"yaşasıınnn bayram tatili eve gidiyorum,annemleri çok özledim" gibi bir cümle kurmak istiyorum!
aslında bugün o bende derin izler bırakan adamla ilgili bir yazı yazmak vardı aklımda.
daha doğrusu dün gece acqusition çalışırken birden bire kendimi defterime onunla ilgili birşeyler karalarken buldum...daha ne kadar zaman geçmesi gerekiyor onu tamamen unutabilmem için
ya da bir gün hiç hatırlamamak üzere unutabilir miyim?
sanırım hayır...
kronik bir şekilde krizlere girip birkaç ayda bir sadece nasılsın demek için bile olsa-ki asıl amaç sesini duymak-aradığım sürece onu unutamayacağım ben.
peki bu aralar neden yine aklıma düştü...
çünkü hayatıma girmek üzere olan biri var.
ve ne zaman hayatıma yeni biri girecek gibi olsa,sanki bunun için senin iznini almam gerekircesine ben seni düşünüyorum ve genel de gecenin bir yarısı-uyanık olduğunu bildiğimden-arıyorum.
şimdi arasam seni halihazırda bir sebep varken,bayramını kutlasam...
sonra her zaman yaptığım gibi otursam ağlasam.
ve yine hayatımızda hiçbir şey değişmeden devam etsek.
sen hiçbir zaman mutlu olamayacaksın,bundan eminim.
ve eğer içimdeki seni atamazsam,korkarım ama bende mutlu olamıcam hiç...
ben senin yanında mutluluğu hissettim ya bir kez,yaşadım ya sonuna kadar.
bundan sonra hiç kimsenin yanında öyle mutlu olamam,biliyorum...