5.1.09

5 mim'dir,bu bir izdir

iade ateşiyle yanan babegazelle en süper konulu mimlerden biriyle beni mimlemiş...
konumuz şudur ki "kalbimizde en çok iz bırakanlar"
oysa benim kalbim iz dolu blog,
hatta o kadar iz var ki hepsi birbirine karışmış
seçemedim hangisi en çok iz bırakmış diye :p
dün gece de rüyasına yatıcam dedim ya yattım göre göre ne gördüm rüyamda inanılmazdı.
bizim burdaki devlet hastanesine gitmişim ben doktora,doktor dediğimde psikiyatrist,
neyse gidiyorum ve kitap yazdırıyorum.
hahahha
yanlış duymadın blog normalde ilaç yazdırmaya gittiğimiz hastaneye ben kitap yazdırmaya gittim.sonra da bi güzel nöbetçi kitapçıya gittim ve doktorun yazdığı kitabı aldım :D
neyse konuyu saptırmadan benim kalbimde en çok iz bırakana gelelim...

şehir eskişehir,mekan bizim ev
tarih 13 aralık....
aslında bu iz bırakan şahsa dair bir yazı yazmıştım 13 aralık tarihli ama şimdi mim dir yeniden yazılır...

biz bu sarı çıyanla,bizim evde tanıştık :)
ev arkadaşımın doğumgünü ydü o gün,bu sarı da erzurum'dan eskişehire geçiş yapmış bizim arkadaşların ev arkadaşı olmuş,adını falan çok duymuştum aslında ama tanışmak o güne kısmetmiş...ben bunu gördüm bi zaten böyle sarı sarı kısa kıvırcık saçları,böyle kahverengi gözleri,bembeyaz zate pamuk gibim pekte severim öyle sarı beyaz erkek,böyle masum bi yüzü var,hafif utangaç bi gülümseme,böyle bi yandan da espirili çocuk falan.
benim yelkenler fora tabe dicem ama diyemiyorum,çünkü aynı dönemde benim bi sevgilim var şizofren olan.böyle zaten sorunluyuz adama güvenmiyorum,ayrılalım diyorum kabul etmiyor falan,sinirlerim olmuş laçka benim.bide bu sarı çıyanı görür görmez ben aşık oldum!
içimdeki fırtınalar tsunami olup her yerleri yıkmak,sel basmak üzere falan...
sonra biz bu sarı çıyanla aynı bölümdeyiz ya okul da falan görüşüyoruz ara larda,kantinde falan işte beraber sigara içiyoruz...arkadaş olduk.ama ben aşığım tabi o ayrı mesele.
bu arada kimseye diyemiyorum da ben aşık oldum.
böyle içten içe kendi çapımda takılıyorum işte.
neyse biz bunla tanıştıktan bi hafta sonra beraber bara gittik.
buda ya hatta bi çarşamba gecesiydi.
ben kapadım telefonumu bi güzel.
dans ediyoruz falan,allaaam dedim işte budur dans partnerimi buldum club ta orda burda her yerde :)
ama görmen lazımdı blog,çok uyumlu bi çifttik...
bu arada şimdi halk yanlış anlamasın ben bu arada sevgilimden ayrılmaya çalışıyom ama o kabul etmiyo falan,bende ayrıldım tınmıyorum modundayım...
sonra o gece blog biz bardan çıktık eve gidiyoruz,aslında herkes kendi evine gidicekti ama benim çatalkaram ev arkadaşım acaip sarhoş olduğundan onlara gittik çünkü bara yakındı.
ama tabe benim canım çorba çekti,biz sarı çıyanla gittik çorba falan içtik beraber bi yandan da ayak yapıyom ben işte çok sorunlu benim için bitti zaten falan diye.
velhasıl yeniyıla da biz beraber girdik...
zaten ben hep yanımda olsun istiyodum.
böyle sürekli birlikte olalım,kankamda olsa yanıbaşımda olsun falan.
ne saflık yarabbimm...
o ara ben şizofreni zar zor terkettim,kendisi 2 kez intihar girişiminde bulundu,bu zamanlarda ben çok fenaydım falan sarı çıyan yanımdaydı....
neyse aradan zaman geçiyo biz sürekli görüşüyoruz falan ama arkadaşız.
kimseye de bişey diyemiyorum ben aşık oldum falan diye.
içim içimi yiyo aylar geçiyo öyle...
sonra şubat ayıydı sanırım,yerlerde bi karış kadar buz var.
böyle düşünüyom düşünüyom kafayı yicem.
birden ağlama krizine girdim ben saat gece 1 falan,aldım montumu şapkamı çıktım evden yürüycem sokaklarda,sonra çatalkaram ev arkadaşım koşmuş peşimden,ağladım ağladım karların üstünde ona dedim böyle böyle içimde tutamıyorum artık...neyse konuştuk falan biraz kendime geldim...
ama sarı yla ilişkimizde değişen hiç ama hiç birşey yok.
hala arkaşız biz mal mal.bende bi atraksyonda bulunmuyom cici kızlığım üstümde.
öyle aylar aylar geçti...
5ay geçtii özetle.
bu arada herkes benim sarı ya aşık olduğumu öğrendi,ki kızların gözlemlerine göre o da benden hoşlanıyormuş...hani bana da öyle geliyodu aslında ama ne bileyim emin de olamadım hiçbir zaman...
neyse nisan ayı nda bir gece vizelerin bittiği gece sanırım...
biz hayal kahvesine gittik hep beraber yine bizim grupla.
ben de o gece kırmızı bi badi giymişim,saçlar falan o biçim,bide sürmüşüm kırmızı rujumu...
öyle afeti devran misali bişey oldum.
evden çıkarkende dedim ki kızlara,ben bu gece bu sarı çıyan a bişey yapıcam :D
yanlış anlama blog kötü bişey yapmadım-walla içkisine hap atmadım :p
neyse biz gittik hayal e,işte club falan filan dans ediyoruz,içiyoruz falan.
saat 3 falandı,sarı laleler çaldı -bu da iz bırakan bi şarkıdır benim için-
bu dans edelimmi dedi,tamam dedim doğal olarak.
sonra biz dans etmeye başladık...
sonra başka şarkılar çıktı neler olduğunu hatırlamıyorum şimdi...
yaklaşık 40 dakika birbirimize sımsıkı sarılıp,gözlerimizin içine baka baka dans ettik biz.
ben nasıl mutluyum nasıl mutluyum anlatamam...
hiç tanımayan biri bile görse bu kız hem aşık hem mutlu derdi blog...
öyle mutluydum...
sonra bar kapandı,çorbacıya gittik yine biz sarmaş dolaş...
hatta bizimkilerden biri onun telefonuyla 2mizi foto falan çekti,en son geçen yıl hala onun telefonunda duruyodu fotolar...
neyse çorbacıdan sonra herkes evine gitti.
ben yattım ama uyuyamıyom..
belki bi mesaj falan atar diye.
benim ve çevremizdeki herkesin nevzinde biz o gece sevgili olmuştuk çünkü...
sonra sabah oldu ses yok.
akşam oldu aldık biz şarap içtik içtik ağlıyom ben.
sonra ertesi gün oldu gene ses yok...
ben dayanamadım mesaj attım,dedim bize gelsene.
neyse bu da tamam dedi geldi.
oturuyoz falan şımarıyo,sataşıyo.
benim surat beş karış falan.
dayanamadım patladım,ay dedim geçen gece noldu öyle.
cevap vermiyo bana.
ya dedim bana bi açıklama yap.
yine susuyo.
ben dayanamadım başladım bağırmaya.ay dedim ben şu saatten sonra senle arkadaş falan olamam,lütfen git.
peki dedi gitti blog.
ben duvarlara yumruk attım,elime ne geçerse fırlattım.
o gitti blog...
ben ağladım,içtim,sarhoş oldum,içtim,sarhoş oldum,ağladım.
bi süre böyle bi kısır döngü devam etti...
sonra mayıs sonunda bir gün,evden çıkıp para çekmeye gitmiştim.
cebimde sadece telefonum ve anahtarlarım...sigaramın bile olmadığı alelade bir çıkış...
sıcak başıma çarpmış olsa gerek,buna mesaj attım ben.
işin yoksa buluşalım yarım saat sonra,tamam diye cevap geldi.
biz buluştuk sonra hera cafe ye oturduk,bişeyler yedik falan,tavla oynadık ben onu yendim.
hiçbişey olmamış gibi.
sanki 5 haftadır görüşmeyen biz değilmişiz gibi...
kalktık hera dan gittik köpekli park a oturduk.
ben başladım anlatmaya...
dedim ki,ben seni ilk tanıştığımız gün sevmeye başladım,ben seni çok seviyorum falan.işte dedim seni tanıyınca şizofrenden ayrıldım cart curt.ne var ne yoksa içimde anlattım.oh be dedim kendime...sonra bu bana yine bişey demedi,ne iyi ne kötü,hiçbi cevap vermiyo.
sinemaya gidelim mi dedi bana,gittik yer yoktu giremedik.
sonra dolaştık bütün gün,bana pamuk helva aldı,kendi yedirdi falan.
dondurma aldık,güldük dolaştık.
köpekli parkta çimlere oturduk,ben onun kucağına yattım.
o bana sarıldı...
gece oldu tabe bu arada,bizim kızlar arıyo beni nerdesin kızım sen diye.tamam gelcem merak etmeyin diye kandırıyom.diyemedim telefonda sarı yla beraberim diye.
ya o gün ben nasıl mutluyum nasıl mutluyum anlatamam blog.
hayatımda gerçekten mutlu olduğumu hissettiğim zaman dilimi o gündür...
sonra blog gece saat 1 falan oldu,bu beni eve bırakıcak...
bizim evin oraya gittik.
hasan polatkan da bi sokakta bizim ev de o zamanlar...
caddede durdum ben sarıldım buna.
seni çok seviyorum dedim...
emin misin dedi hödük bana blog...
dedim 6ay emin olmak için yeterli bi zaman değil mi...
bişey demedi bana...
sarıldı,sarıldım,sarıldım...
sonra kucağına aldı beni,gülüyorum tabi beni deli gibi,mutluyum ya,aşığım ya...
bizim apartmanın önüne geldik,orda yine sarılıyoruz falan...
sonra apartmanın içine geldi benle,asansöre binicem ben tam öptü beni...
aa ben salak gibi mutluyum.
sonra ben eve çıktım,bu da kendi evine gidiyo.
o sırada nasıl bir yağmur başladı anlatamam.
mesajlaşıyoruz biz bu arada.ben diyorum hasta olursan bakarım bak benim yüzümden ıslanıyosun falan.öyle öyle mesajlaştık sabaha kadar.en son bana ne dedi...
"bugün güzel bir anı olarak kalsın..."
evet blog yanlış okumadın,beni 2.ye öylece bıraktı kendi kendime...
oysa ben ona güvenebileceğimi sanmıştım,hatta güvenmiştim,inanmıştım,sevmiştim,aşık olmuştum...bıraktı beni öyle gitti...
sonra blog 2gün sonra bu mesajdan benim doğum günümdü,bu sefer doors a gittik.
bok gibiydi.hayatımın en iğrenç doğumgünüydü.o da gelmişti ve ilk kez beraber gittiğimiz bi mekanda benle ilgilenmiyodu.çok salak bi ortamdı.
saat 2 falan oldu gece,eve gidelim dedi ahali.
siz gidin dedim taksiyle,sarı bırakıcak beni.
sonra bu baktı mal mal bişey demedi.bizimkiler gitti.
bizde yürüyoruz falan.
ben bağırıyom,zaten içmişim votkaları kafam kıyak.
görenler bakıyo bi kez daha dönüp,noluyo falan diye.
ben de nasıl sinirliyim anlatamam...
bizim evin orda bi park var,oraya oturduk biz en son...
başladım konuşmaya daha doğrusu bağırmaya.bu salak cevap vermiyo hala.
"hazır değilmiş,ben güçlü bi kızmışım.bunun da üstesinden gelebilir mişim."
ben başladım tabe bağırmaya gene,
len dedim dün gece öpüşmeye hazırdın ama şimdi sevgili olmaya mı hazır değilsin salak.
çaattttt
diye bi tokat sesi.
oralarda olup sesi duyup noluyo diye bakmaya gelen polisler.
bana hiçbi tepki gösteremeyen sarı.
ağlayıp koşa koşa eve kaçmaya başlayan ben.
arkamdan sadece eve sağ salim gittiğimi görmek için gelen sarı...
eve gidince döktüğüm gözyaşları
günlerce,gecelerce...
hiç geçmeyecek bir iz...
sonra hiç yoluna girmeyen bikaç ilişki...
terkedilmekten korktuğum için terkettiğim adamlar...
haketselerde güvenemediğim adamlar...
yıllarca histerik krizler halinde sarı yı aramalar...
en son eylül ayında aradım...
bu sefer iyi dayandım...
unutamadım evet hala salağım,hala gel dese giderim...
bu iz değilde bi yara sanırım daha çok...
-the end-

evet benden bu kadar...çok uzun oldu farkındayım ama unuttuğum hiçbir anı yok onla bana dair...bu kısaltabildiğim kadarı...sıkılan okumaz zaten neyse ben yazdım benden geçti gitti....

evet bu mim'i deliyimben diyen deli arkadaşa postalıyorum efendim,saygılar...

11 yorum:

Elâlemin akıllısı dedi ki...

Var böyle dengesiz yaratıklar.
Kendisini küfürlerle anıyoruz. zhuah :D

kırmızılı dedi ki...

ben ona küfür edemiyorum ama :)

babegazelle dedi ki...

ya varyaaa acaip oldum kııııs çok fena oldum süper anlatmışsın bi de hafiften kendimi gördüm benim de var böle herkese arkadaşız diip içten içe çok hoşlandıım bi bebe daha dorusu vardı,kalb,me gömdüm kehkehkeh inkar durumundayım ya bloğa yazmıom onu hehehe neyse o da bana böle fena feyk attı nie yapıyolar lan böle yazık diil mi bize off offffff :(

kırmızılı dedi ki...

erkek milleti işte :(
ayarları bozuklar bize geliyo ya da hep.kazıkları sokup bi yerlerimize gidiyolar,biz kazıklarımızla mutsuz ve yalnız yaşamaya devam ediyoruz...

deliyimben dedi ki...

şimdi okudum. çok iyi bildiğim bir şey yaşamışsın. ben bunun üstesinden geldim. nasıl mı? o insanı tekrar elde ettim ve çok güzel 2 ay geçirdim. hatta sonsuz olacak diyordum, çok iyiydi. birden anladım ki, o bana göre biri değilmiş. ben sadece "yaralı" olduğum için yıllarca peşinden gidip sürünmüşüm. bana uyan neredeyse hiçbir şeyi yokmuş. şimdi oturup onu yazmak istemiyorum, ben iz bırakan birkaç kişiyi yazıcam sadece. teşekkürler mim için, birazdan ben de yazarım sen de görürsün zaten.
öpüyorum kırmızılım (:

nevruz dedi ki...

yara deşildi sanırım,çok gzl yazmışsın,insan nsl sonuna geldiğini bile anlamıyor sanırım herkes yaşıyor buna bnzer şeyler ama senin ki baya sancılı olmuş ve ayrıca herkes unutuluyor inan insan bunu sonra da olsa anlıyor hiç kimse vazgeçilmez değil...

kırmızılı dedi ki...

@ deliyim ben
ben onu hiç elde edemedim,doya doya sarılsamda,bu olaylardan sonra yine görüştük biz,ama ben ona hiç sevgilim diyemedim.hiç buna izin vermedi.ve durum böyleyken bu yara ne zaman tamamen geçer,ben bilmiyorum...

kırmızılı dedi ki...

@ nevruz
çook çok sancılıydı,birkaç ay öncesine kadar hala ağlıyordum aklıma her geldiğinde...
vazgeçtimmi bilmiyorum ama en azından eskisi kadar acı çekmiyorum,mutlu olamasam da...
bide gece yastığa başımı koyduğumda aklıma gelen o olmasa hala,daha iyi olurdu sanki...

gülbeh dedi ki...

içinde eskişehir olan herşey güzelmidir ? :)
bence, evet.

kırmızılı dedi ki...

bence de evet gülbeh,
herşeye rağmen ;)

Nazli Bakht dedi ki...

uhhhuhuh
nefret ediorum hepsinden! nefreeeet!
Ya o diil de birakilmak cok pis bise :(