19.6.09

pencerem açık,üşüdüm biraz...

Serin haziran akşamlarını seviyorum,
sanki sevgili uzaklara gitmiş gibi
üşüten rüzgardan titremeyi.
şiirler yazmayı geceye,yıldızlara,
hırkamla dost olan rüzgara...
Uzaklara giden sevgili'nin öyküsünü okumayı,
bahçede oturmayı -eski türk filmlerindeki gibi-
ağaçların arasında...
yıldızları dalların arasından görmeyi,
kaydığını göremesemde hiçbir yıldızın,
dilek tutmayı,
haziran akşamlarının yalnızlığını seviyorum,
terketmiş ya da terkedilmiş olmayı,
-sonu yalnızlık olduğunda önemi kalmıyor gerçi-
üşümeyi seviyorum,
ve giden sevgili'nin ardından
radyoda ilk çıkacak şarkıyı tutmayı...
"haziran'da ölmek zor..."

1 yorum:

Karakutu dedi ki...

kuzum...bu hisleri yaşatanlar sağ olsun demek istiyorum. döktürmüşsün yine.