12.11.09

bir fotoğraf,bir isim...

1993 sonbaharı,
26 eylül güzel bir pazar günü,
hava güneşli biraz da sıkıntılı,
Dedem balık mevsiminde havanın güzel olduğu her pazar günü olduğu gibi
arkadaşlarıyla balığa gitmişti sabah erken saatte,
sonra akşam üstü oldu,
aynı sokakta oturduğumuz anneannemin evine gittim,
bakalım dedem hangi balıkları tutmuştu,
en çok aynalı sazanı severdim tuttuğu balıkların içinde,
alır incelerdim dedee hani bunun aynası nerde diye,
9 yaşıma yeni girmiştim o zamanlar...

Akşamüstüydü anneannem evin önünde oturmuş dedemin gelmesini bekliyordu,
ben de yanına oturdum birlikte bekledik,
sonra akşam ezanı okudu,
anneannem hadi eve git dedi ben eve geldim,
anneannem de eve girdi namaz kılayım diyerek...

Eve geldim akşam yemeğini hazırladı annem,
yememiştik henüz kapı çaldı anneannem geldi,
babamı çağırdı baban rahatsızlanmış hadi hastaneye gidiyoruz dedi,
Babam ve anneannem hastaneye gittiler,annem de gitmek istedi
fakat anneannem gelme iyiymiş dedi...

Aradan bir saat falan geçti annemi arayıp dedemin öldüğünü söylediler annem inanmadı,
sonra dayım aradı telefonda konuştular annem düşüp bayıldı telefon elinden düştü,
9 yaşındaydım ve ne yapacağımı bilmiyordum,
bir önceki gün sapasağlam olan dedem nasıl ölebilirdi ki ?
Neydi bu ölüm,nasıl gelmişti evimize...

Annem kendine geldi sonra,ağladı,bağırdı,çığlık attı,hıçkıra hıçkıra ağladı hep...

Sabah sapasağlam balık tutmaya giden dedem evine dönememişti...

Sonra öğrendik neler olduğunu,
İyi değilim demiş ve bir hap içmiş,
sonra ceketini çıkarmış uzanmış...
Orda öylece tek başına yatmış...

Taa ki eve dönüş saati gelince kuzeni aramaya gidince bulmuş öyle yatarken,
o zaman daha ölmemiş...
Hemen şehre dolu yola çıkmışlar hastaneye getirmek için,
fakat yolda hayatını kaybetmiş...

Kuzeni gelip anneannemin kapısını çaldığında,
Abimi kaybettik demiş anneanneme,
Anneannemin aklına ölmüş olabileceği gelmemiş tabii
nasıl kaybettiniz iyice arasaydınız oralarda bir yerdedir demiş...
Sonra öğrenmiş acı gerçeği...
Ve annemin ne kadar çok üzüleceğini bildiğinden almamış hastaneye...

16 yıl oldu dedem öleli,
2 torunu daha oldu hiç görmediği,
Cedric defalarca ağladı keşke dedemi tanıyabilseydim hepiniz gördünüz,tanıdınız,
ben sadece fotoğraflardan biliyorum diye...

Dedemin ölümünden 7 yıl sonra doğan kardeşime dedemin adını verdi babam...
Hala keşke diyoruz hep keşke yaşasaydı dedem,
o gün hastaneye getirmelerini isteseydi yaşardı hala belki diyoruz...

Ama gerçek değişmiyor işte,
dedem artık sadece fotoğraflarda evlerimizin baş köşesinde...

3 yorum:

HaYaL MeYaL dedi ki...

off be, tek solukta okudum kırmızılım :/ ben de dedim ölümünü dün gibi hatırlıyorum :/ Başınız saolsun..

Dn: okurken, fonda Ayna-gelincik sound çalıordu, cidden acaip duygulandım :'(

sekeral dedi ki...

Böyle durumlarda ne denir çok bilmem açıkcası.. Ben de benzer bir şekilde dedemi kaybettim.. Neler hissettiğini az çok anlayabiliyorum ki yazını okurken ben de 24 ocak 1999 tarihine gidiverdim..

Ama asıl önemli olan, bu kadar zaman geçmesine rağmen halen birilerinin, sevdiklerinin arkasından bu kadar güzel ve olumlu konuşabilmesidir.. Ne mutlu ona diyorum.. Mekanı cennet olsun..

gp maksimov dedi ki...

fotograflar insani hep kotu yapar zaten. ic kabartir.