3.11.09

where is my sunshine ?

Son 10 dakikadır camdan dışarı bakıyorum.
Gökyüzü bugün yine gri,ağaçlar artık yeşil elbiseler içinde değiller.
Güneş bulutların ardında kalmış bu da benim kendimi iyi hissetmeyeceğim anlamına geliyor
artık bilindiği üzere ben güneş ışığıyla çalışan bir bloggerim.

Birde malum son 4 gündür hastayım yani çok hasta da değilim ama bademciklerim şişmişti onlar indi fakat kendimi hala hiç iyi hissetmiyorum,sanırım günde 10 saat uyumaktan kaynaklanan bir sırt ağrısı söz konusu.

Neşeli olamıyorum işte böyle havalarda elimde değil.
Gerçi hüzünlü de sayılmam ama nasıl desem böyle boşmuş gibi günler,
sanki gün ışığı girmeyince penceremden gerçekten yaşamıyormuşum gibi,
sanki duygularımı ortaya çıkaran güneşmiş gibi,
güneşli olmayan günlerde kendimi garip hissediyorum,sadece garip...

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Ne yapacağımı bilmez günler yaşıyorum yine,
Resim yapsam diyorum,oturup birşeyler çizmeye üşeniyorum.
Blog haricinde bir deftere yazsam diyorum içimden tüm geçenleri,yazmaya üşeniyorum.
Bir atkı örmeye başlamıştım yarım kaldı bitirmeye üşeniyorum.
Sabahları kalkıp plates yapayım diyorum,yataktan kalkmaya üşeniyorum.
Malum fazla kilolarım var,akşamüstüleri yürüyüşe çıkayım diyorum,giyinip evden çıkıp yürümeye üşeniyorum...
Hatta çoğu zaman blog yazmaya bile üşeniyorum...

Erteliyorum sürekli birşeyleri,yarına bile bırakmıyorum kesin bir tarih vermeden çok ileri bir zamana atıyorum,sonra o zaman hiç gelmiyor...

Bu duraklama döneminden çıkıp hayata geri dönmeliyim diyorum,yapamıyorum.

Sonra kendi kendime sızlanıp duruyorum...

Gerçekten iyi değilim...

2 yorum:

xiksvelie dedi ki...

Müsvettesi yoktur ki zamanın...

Şirvan dedi ki...

Bu havaları seviyorum ben gri ve kasvetli. Kahvemi yudumlayıp pencereden dışarıda yağan yağmuru izlemeyi seviyorum ya da esen rüzgarın savurduğu yaprakları. Üşenemekse zati kanımda var. Hava nasıl olursa olsun o hal hiç değişmiyor bende.