20.7.10

Ya sen benim olunca bu özlem biterse ?

Susuyorum.
Her iki anlamda da seni özledim, çok özledim, tanıştığımızdan beri bana mutluluktan ve huzurdan ziyade aşırı bi asabiyet ve acı vermiş olsan da seni özlüyorum.
Seninle kavga ederken, gözlerine bakmayı, alışverişe çıkalım bahanesiyle gruptan ayrı yalnız takılmayı, ne kadar sinirlensem de tavla da beni yenmeni bile özlüyorum.
Senin benim içinde olduğum planlar yapmanı, sonra ben zor ya gelemem ben dediğimde bozulmanı- tamam bu biraz mal bi hareket ama napiim-
Özledim işte, yüksek egolu insanlara has o başkalarında nefret ettiğim ama nedensizce sana yakıştırdığım o konuşma tarzını özledim.
Senin adına kararlar almayı, benim adıma kararlar almanı özledim.
Buluşalım mı diye sormak yerine şu saatte şurda buluşuyoruz demeyi bile.
Özledim işte çok özledim...

Ama bitti bir kez daha gerçekten başlayamadan bitti.
Çünkü sen değişmedin son bir yılda.
Çünkü ben hala aynı benim.
Çünkü gözlerine bakamıyorum, seninle buluşamıyorum, çünkü sen yoksun.
Sen gittin, ve ben hâlâ bu şehirdeyim.
Senin arada bir uğradığın şehirde, ve sen ne kadar gel desen de yanına gelemeyecek kadar çok özledim seni, sanki gelsem bu özlem bitse her şey bitecek gibi, sen değil de bu özlem bitmesin istiyorum gibi.
Ya da kimbilir belki ben ne istediğimi bilmiyorum artık, tıpkı senin gibi...

Ama en çok neden ikimizde 10 yaş küçük gibi davranıyoruz birbirimize karşı onu merak ediyorum.
Sanki ben ergenliğe yeni girmiş 15 yaşındaki asi genç kız,
Sen 18 lik yeni yetme delikanlı...

Keşke büyüdüğümüzü farkına varsaymışız son 1 yılda...

Ve şerefine sevgilim, ayrı geçireceğimiz bir yıla daha...

2 yorum:

-lâl'im 'si dedi ki...

bu çok hüzünlü bir şey yaa :(:(
üzüldüm..

kIrmIzILI dedi ki...

hüzün, geniş zamanlı bir kelime olmakla birlikte hayatın en gerçek duygularından biri sanki...