11.3.11

i hate trying to find a "title"

Mutsuzum.
Oldukça mutsuzum, dostlarımın mutluluğundan mutlu olamayacak kadar.
Aslına bakarsan yakın çevremdeki tek mutsuz insan benim.
Garip bir durum bu...
İnsanlar gelip sana mutlu olduklarından bahsediyorlar, ne kadar güzel demekten başka bir şey diyemiyorsun...
Hatta öyle bir noktaya geliyor ki kendi dertlerini anlatmaya çekiniyorsun...
Adı üstünde hem dimi "dertleşmek", biri mutlu diğeri mutsuz olunca ise "dert yanmak" oluyor bu fiil... Hal böyleyken anlatamıyor insan işte... İçine atıyor... Hem dertlerim değişmiyor ki hiç, bozuk plak gibi her zaman aynı şeyleri anlatmamda saçma olur...
Ama mutsuzum işte, çok mutsuzum...
Alışveriş yapmayı canım istemiyor demiştim ya sebebi evden pek çıkmıyor oluşum...
Evde zaten eşofman modunda takılan türk genciyim ben, yeni cicilere ne ihtiyacım var ki?
Başkası için değil kendi için süslenir der ya insanlar külliyen yalan o işte, kim evin içinde makyajlı dolaşıyor? ya da şık kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyiyor?
Hiçkimse.
Dizilerdeki zenginler hariç tabii, onları ayrı tutuyorum.
Her neyse işte mutsuzluğum yüzüme çarpıyor misal allık sürmeden çıkıyorum evden çoğu zaman... Ama şapkamı çıkarmak zorunda olduğum bir yere gideceksem saçlarımı hala düzleştiriyorum. Sahi ben saçımı kestirdim oldukça kısa oldular yani bana göre malum saçlarım nerdeyse belime kadardı şimdi omuzlarıma ancak değiyor. Velhasıl benim saçlar biraz asi olduğuna düzleştirmeyince biri doğuya biri batıya bir diğeri kuzeye yöneldiklerinden, düzleştirmeden evden çıkmak tabii sirke şaklabanlık yapmaya gitmek gibi bir şey.

Bak yine geyiğe vurdum kendimi.
püüü bana. mutsuzsam mutsuzluğumu bilmem lazım blog, bu ne ayarsızlık?
aaaaa!!!

Her neyse nerde kalmıştım, he ben yine kpss çalışıyorum bak...
Evet bu 3.girişim olacak ona da ayrı bi bozuğum.
Gerçi 3.ye girmemin pek bi anlamı yok zira ben geçtiğimiz eylül ayında aldım diplomamı ilk girişimi yok sayabiliriz o sebeple. Hatta sınav iptal olmasaydı ben tercih bile yapamayacaktım muhtemelen. O sebeple tam olarak bi kayıp sayılmaz gibi de hissettim birden.
yine polyanna oldum :D
yazmayı özlemişim sanırım. sanki. yani öyle gibi.
neyse bakalım ben gidip biraz kitap okuyayım. sonra da uyurum.

meraklısına not:
Bu gece Fatih Akın'ın "Soul Kitchen" filmini izledim fena değildi, izlenebilir yani.

Hiç yorum yok: