18.11.12

Doğu Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

-insan neden birinden hoşlanıyorsa ondan kaçar anlamıyorum. Nasılsa dönüp dolaşıp geri döneceksen kaçmanın anlamı ne?

-Geçen yıl deneme sınavlarında İngilizce'den hep ilk 3te olan sınıfın, bu yıl ilk deneme sınavında sonuncu olmasını hiç hiç anlayamıyorum. Eğitimde baskı ve şiddet moduna geçesim geldi! Neyse ki 6lar ve 8ler 3.olmuşlar lakin 7lerin sonuncu olmasına o kadar üzüldüm ki anlatamam.

Evet ben hırslı bir öğretmenim, hep benim öğrencilerim en iyi olsun istiyorum. Bunu bencillik olarak görenler olursa, üzgünüm umurumda değil. o 7ler de bir dahaki deneme sınavında ilk 3e girecekler. Biliyorum. Daha önce de başardım bunu.

-İçimde dehşet bi bot ve çizme alma istemi var. Kendimi engellemeye çalışıyorum çoğu defa. Lakin zor gibi. Alasım geliyor gördükçe. Bende ki bu ayakkabı sevdası fenalık bi şey yahu.,

-Sabah 6,30 da nasıl ders başlar bunu gene hiç anlayamıyorum. Otomatiğe bağladım resmen sabahları 5 dk içinde dişimi fırçalayıp, giyinip evden çıkabiliyorum artık, o dereceye geldim yani. Bir de üstüne üstlük sabah o saatte okulun olduğu yere minibüs yok, taksiyle gidiyorum.
   O küçük burjuva öğretmen benim.

-Havalar soğudu ama bu sene pekmeze adadım kendimi, ondan ötürü sanırım eskisi kadar üşümüyorum.
Benim için iyi bir şey bu.

-Bunların dışında ise Doğu Cephesinde yeni bir şey yok, para yok, aşk yok, güneş yok...

20.5.12

saçmala-ma-ca

Düşünmemek için sürekli oyalanacak bir şeyler arıyorum, yalnız kalmamaya çalışıyorum, geziyorum bi oraya bi buraya gidiyorum... yine de an geliyor, gözüm dalıyor, aklım bambaşka yerlere gidiyor... fikrinden kaçamıyor insan, nereye giderse gitsin "kendi" işte... değişmiyor insan... kaçamıyor kendinden ne kadar uzağa giderse gitsin... gitmek yetmiyor hiçbir zaman... anlamsız kaçışlarında kendi kendini kovalıyor ve hep yakalanıyor kendine... sonra bir blog sayfasında saçmalıyor böyle... düşünmenin sonu yok, düşünmemek imkansız... güneş parlıyor, gökyüzü mavi, doğa güzel, van denizi güzel... dostlar ve arkadaşlar... yetmeyince yetmiyor işte...
hayat alışveriş yapmanın geçici hazzından ibaret gibi... sadece o kadar... 

12.4.12

I'm an alien in Tatvan

4 ay aralıksız yağan kardan sonra, şimdi de mütemadiyen yağmur yağıyor... Bahar buraya hiç uğramayacak gibi... Kanımca eve gidince direkt sıcak bir yazla karşılaşacağım zira burada hava ısınacak gibi görünmuyor, halen botlar, kabanlar, bide şemsiyeler eklendi pek tabii...
hayat yine her zamanki gibi, eve kapalı yaşamaya devam ediyorum, biraz da kendimi bulma, çözme çabası içindeyim... Eskisi gibi sürekli kitap okuduğum günlere döndüm, iyi de oldu, çok özlemişim okumayı... "Lâ- Sonsuzluk Hecesi" Nazan Bekiroğlu' nun yazmış olduğu bence mükemmel bir roman, çok beğendim...