13.1.14

pozitif düşüncem ben yeaaa

    Şimdi ben malumunuz uzun zamandır bloga yazmıyorum. Özel bir nedeni yok aslında, sadece neyi nasıl yazacağımı bilemediğimden. Bir de hüzünlü olduğum zamanlarda yazmayı pek sevmiyorum açıkçası. Çünkü normal şartlar altında eğlenceli bi insan sayılırım ama bazen depresif olabiliyorum maalesef. İşte tam da bu yüzden bu aralar pozitif düşünme ile ilgili kitaplara kafayı takmış durumdayım. İşe yarar yaramaz bilmiyorum ama deniyorum. Ya tutarsa???
    Düşüncelerle ilişkim enteresandır, negatif negatif saçma sapan düşüncelerim gerçek olabiliyor.
Mesela geçen salı avondan aldığım turkuaz renginde bi göz kalemim var, onu sürdüm gözüme, sürerken de düşündüm "ya alerji yaparsa?", bilin bakalım ne oldu; okulda otururken lens gözümden kaydı, çıkarmaya çalıştım, bulamadım. Göz doktoruna gittim -Allah'tan hastane hemen okulun karşısında-, sıra alayım dedim, göz doktoru ameliyatta acile git dediler, giderken bi şansımı deneyeyim dedim belki doktor oradadır, oradaymış çok şükür, neyse adam sağolsun uğraştı baya yerini tespit etmek için, gözümü uyuşturucu damla falan damlattı. Başardı lensi çıkarmayı. Tabii kaçınılmaz son; gözüm mikrop kaptı.

Yakın zamandan tek örneğim bu değil tabii, cuma günü derste "şu tahta ya kafama düşerse yazarken falan?" diye düşündüm bi an, halbuki tahta sallanmıyor bile yazarken. Bugün teneffüste tahta yerinden düşmüş. Şaka gibi di mi? Neyse en azından kafama düşmedi, yırttım gene hadi iyiyim :)

Daha fazla uzatmayacağım, hâlâ blog okuyan arkadaşlar varsa, sıkmayayım :)

Bunların dışında hayatımda değişen bir şey yok, kredi kartı borçlarım devam ediyor, yalnızım, çok güzel insanlar olan dostlarım var, çok tatlı öğrencilerim var, tatile iki haftadan az kaldı, kar yağıyor her yer buz, sigarayı bırakmadım, genel olarak iyiyim, bir de pozitif düşünmeyi başarabilirsem daha da iyi olabilirim :))

2 yorum:

şahin dedi ki...

seni çok eskilerden beri takip ettiğim için "ah canııımm" demek istedim de töbe haşa sana akıl vermek gibi olmasın ama bi yazı okumuştum bak tarihte bu anlattıklarına benzer acayip rastlantılar varmış, misal titanik batmadan 10 sene önce olayı anlatan bi kitap yazılması, başkan kenedi ve onu vuran adamın hayatındaki benzerlikler vs vs ama yazıda diyor ki eğer rastlantı olmasına inanmak istiyorsanız o taraftan bakarsınız halbuki birbirine benzer yanlarının dışında benzemeyen yanları da var tüm bunların ve benzer/benzemez yanlarını oranlarsan iddaada handikap yapar benzemeyen yanları. yani tüm mesele "ya hep bunlar faiz lobisinin üçüncü köprüyü çekememesinden" diye kendini inandırmaya çalışması insanın. kpssye mi gireceksin? her yerde kpssyle ilgili afişler, reklamlar, haberler görürsün. evlilik mi yapacaksın? yolda gelin arabası görürsün, sanki her camekan gelinlikle doludur vs vs. kafanı odaklaman yeterli öyle bir şeyin varlığından haberdar olmak için ki bu da çok normal, öyle böyle normal değil yani :)

kIrmIzILI dedi ki...

şahin; haklısın sanırım hep "algıda seçicilik" bunlar, ama aklıma gelen başıma geliyo deyimi nerden geliyor öyleyse? 6 ay sonra yoruma cevap yazan blogger da olmaz olsun he, bak şimdi utandım kendimden bak.