29.10.09

aşk'a sor


Bu gece izlediğim film beni etkiledi
nesi etkiledi diye sormayın bilmiyorum gerçekten
Belki Salma Hayek in sürdüğü kırmızı ruj ve
saçına iliştirdiği o kırmızı çiçek,
belki Colin Farrell in yazar olma çabaları,
belki aşka benzer ama yaşanmakta zorlanılan
o duygu...

Ettikleri kavgalar da olabilir...
Bilmiyorum.

Bu filmin tamamını anlatmak istemiyorum
gerçi o zeynepe özeldi o da filmi hiç beğenmediğim için öyle oldu.

Bu filmi izledim hayatım değişmedi
ama bakış açım değişmiş olabilir,
zaman gösterecek...

28.10.09

bir alışverişkolik

Eveett bugünün filmi:

BİR ALIŞVERİŞKOLİĞİN İTİRAFLARI

Bu filmi beğendim ben :)
Aslında romantik komedi filmler çok tarzım değildir açıkçası ama
gen ve zeynepin 8 günü üstüne iyi geldi vallahi ne yalan söyleyeyim.
Filmde adından anlaşıldığı üzere alışverişkolik bir kızımız var
KENDİMİ GÖRDÜÜÜÜMMMM :)

Kız sürekli alışveriş yapıyor falan böyle bir sürü kredi kartı borcu var
bknz.benim geçmişim.

Sonracığıma bir gün bir yeşil fular alır vee hayatı değişir :p
Harbi bak değişti kızın hayatı
aşkı buldu bi kere ahh ahh
aşk yeşil fularla bulunuyorsa ben de mi alsam nedir :D

Neyse öyle işte eğlenceli bir film
kızlara izlemelerini tavsiye ederim,erkeklere etmem
muhtemelen sevmezler böyle bir filmi
tam bi kız filmi :)


dipnot: film kardeşimin seçimi idi danke schön to her :D

26.10.09

Zeynep'in 8 günü benim 2 saatim


Bugünün filmi
Zeynep'in 8 günü
Zeynep tek başına yaşayan işe giderken her gün aynı kıyafetleri giyen pis bir kızımızdır.
Birde öyle bir cimridir ki sabahları 2 yumurta kırar,bir önceki günden kaldığını tahmin ettiğimiz
bayat ekmeğini yer ve yanında su içer.
Harbi bak sabah kahvaltısı bu hatunun yağda pişmiş 2 yumurta,ekmek ve su.
İnsan bi çay demler yahu dedim ben ama bekledim 8 gün boyunca hiç çay demlemedi walla
inanmazsanız izleyin ve görün.

Film toplam 2 saat ilk 40 dakikası siyah beyaz ben şaşırdım biraz tamam kızın aşırı monoton bir hayatı var biliyorduk ama gelgelelim film siyah beyaz başladı ya anam dedim bizim tv bozuldu sonra dvd yi kapadım tv kanalı açtım baktım renkli anam dedim kazık yedik birde orjinal cd aldık siyah beyaz çıktı tühh neyse filmi para verip satın almış olduğumdan siyah demedim beyaz demedim izledim allahtan 39.dakika da Zeynep zoraki ve her gün giydiği kıyafetleriyle gittiği barda Ali ile tanıştı da filme renk geldi:D

Filme renk gelince ise en çok şaşırdığım şey Zeynep'in her gün giydiği o demode etek ve bluzun kahverengi olmasıydı malum siyah beyazdı ya film ben siyah sanmıştım :D

Şimdi ben Zeynep'e ilk başta daha pis dedim ya bunun sebebi şudur ki o kıyafetlerini 8 gün içinde bir kez dahi yıkamadı :S

Neyse gelelim sadede Zeynep Ali yle barda tanıştı ya hani Ali de puştun allahı öyle adi bi herif ama bizim zavallı Zeynep çok yalnız ve ezik malum Ali buna bi iki bira içirdi bizim ki dans pistinin ortasında bir danslar bir danslar aklım şaştı sonra bizim Zeynep attı Ali yi eve seviştiler ama
Cedric ve diğer yeğenimde vardı o yüzden sevişme sahnelerini izleyemedim çok üzüldüm walla ama ne çare eminim çok ateşli bi sevişmedir :p

Sonra işte Zeynep Ali hayatına ve filme renk kattığı için Ali'yi arar falan bulur gibi olur bulamaz
filmin sonunda Ali Zeynep'in kapısına gelir orda öldürülür Zeynep ağlar sızlar ama aynı pis kıyafetleriyle hayatına devam eder ve Ali ölünce film yine siyah beyaza döner...

İşte böyle bir filmi sıkılmadım desem yalan olur ama Fadik abla bu filmle ödül almıştı,
çok güzel ezik salak ağlak suratlı hatun rolü yapıyo kendisi tebrik ederim.

Film deki tek güzel şey bence Baba Zula müzikleri idi.

fark ettim ki :





-Hiç çeyizim yok hakkat bak bi tek annemin seneler önce ördüğü danteller falan var işte çeyiz niyetine zaar onların da modası geçti bile bence zira annem bile dantel kullanmıyor artık.

-Bazı arkadaşlarım var hatta birçok arkadaşım böyle herşeyleri hazır bi kocaları eksik o derece yani tencere takımları,kütahya porselen yemek takımları,bilmem ne marka çatal bıçak kaşık takımları o derece yani.

-Ben de çeyiz olmadığına göre koca da eksik değil heyoo şanslı azınlıktayım :P

-24 yaşındayım ve evlilik hala çok uzak gibi geliyor.

-Bunu da bu sabah fark ettim zaten len dedim kendime planlarım hep tek kişilik.

-Sanırım yalnızlığa fazla alışmışım ben...

-Kardeşim geldi pek mesudum can sıkıntısıdan kurtuldum :)




Bunlar da dünün filmleri:

1.filmimiz rock'n rolla

Tahminimden iyi bir film,
erkek filmi deyip beni kandırmaya çalışanlar oldu
ama beğendik biz yani ben ve kızkardeşim.

yıkılmamayı öğrenmek lazım
bu filmden çıkan ders budur.

Ve hayat çok garip
ayağın takılıp düşsen de neyin ne olacağı belli olmuyor,
mutlaka yeniden koşmaya başlarsın...






2.filmimiz ize Gen bilindiği üzere bundan birkaç yıl önce Şahan Gökbakar'ın kardeşi Togan çekmişti filmi fena değil desem de filmi izlerken acaip uykum geldi efektler senaryo falan
çok fena değildi ama daha iyi olabilirdi zaten korku filmlerini izlemeyi sevmem zira korku filmi yapmaya çalışıyorlar ama genel de başarısız oluyor,izlemediyseniz hala hiç boşuna 1,5 saatinizi harcamayın gereksiz bir film.

24.10.09

Bir fincan kahve içsem kahve falı baktırsam :)


Bir güzel türk kahveleri yapılır,

afiyetle içilir...

Sonra fincanlar kapatılır,

Cedric kızkardeşime fal bakmaya karar verir,

bakar aşk görür,oğlanlar görür

anlatır bir güzel...

Sonra benim zeki kız kardeşim Cedric'e der ki

hadi koş yıka fincanı fal çabuk çıksın...

Peki bizim Cedric ne cevap verir :)

"Banane ya ben yıkayayım da falda ki oğlanlar bana mı çıksın!"

:):)

23.10.09

Bu aralar ben varya...


-Kilo alma nedenimin o aptal antidepresanlar olduğunu farkına vardım.

-İlaçları kullanmayı bıraktım.

-Bugünler de aşırı hassas ve sulugöz oldum,ilaçları bırakmanın sonunçlarından biri işte.

-"Hayatta bir amacın varmış gibi davran" sözünden vazgeçtim gayet amaçsız davranıyorum.

-4 sezon how i met your mother bitti,house var elimde daha 2,5 sezon neyse ki onları izleyerek oyalanmaya devam ederim bir süre daha.

-Geçen haftadan beri arkadaşlarımla buluşmadım hiç,odamdan bile çıkasım gelmiyor...

-Eskiden o kadar yoğunken sürekli kitap okuyan ben artık hiç okumuyorum.

-Günde ortalama 7 sigara içiyorum,çünkü annem 3 günde 1 paket sigara alıyor bana.

-İnanır mısınız cüzdanımda 1 tl bile yok,bildiğiniz fakirim.

-İşsizlikten çok alışveriş yapamamak koyuyor bana...

-Kasım 1 den itibaren,düzenli olarak kpss çalışmaya karar verdim.

-Kontörümde sıfıra vurdu aylar sonra ilk kez,mesaj hakkım da yok,cep telefonundan iletişimim kesildi,neyse ki hala arayan arkadaşlarım var sağolsunlar.

-Ve son olarak eskiden post girince bloggerlar yorum yapardı,artık yorum falan yok nedense
kendi kendime yazıyor gibi hissediyorum...

-Saygılar...

12.10.09

söz1,dönmek2,mim3

sevgili cansudere mimlemişti beni taa geçen hafta ama ben sorunlu insan ancak şimdi yazabildim...


1-En sevdiğiniz 3 çiçek ismi???

Papatya,mor menekşe,zakkum

2-Gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz??
-Atanmak
-Bir evim olması
-Mini cooper

3-En sevdiğiniz ve en sevmediğiniz 3 huyunuz??
En sevmediğim 3 huyum;
-elimde para tutmayı hiç beceremem
-ayarlarım bozuk ya da ayarsızım da diyebiliriz
-bazen saçma sapan inat yapmam


En sevdiğim 3 huyum;
-gülmeyi ve güldürmeyi sevmem
-büyüklerime saygılı küçüklerime sevgili olmam,yanlış anlaşılmasın tabii sevgi göstermek anlamında yoksa kendimden küçüklerle sevgili falan olduğumdan değil...

4-Gıcık olduğunuz 3 hareket;

-sokakta yere tüküren,burnunu karıştıran,bide bi yerlerini kaşıyanlar!
-söz verilen birşeyin yapılmaması
-aradığım ya da mesaj attığım kişilerin geri dönmemesi

5-Bu benim bu güne kadar olan en kara günümdü,dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam diye düşündügünüz olay??
-okulun uzadığını duyduğum gün sinir krizi geçirmiştim ama öyle böyle değil,dünyam başıma yıkıldı ve hala o yıkıkların arasında olduğumu söyleyebilirim...


eveett ben soruları cevapladım ve bu mimi
cesetizleri
bidost
veee
karakutu
ma pas olarak atıyorum şut çekip gol atmaları dileğiyle
sevgiler...

yazmazlarsa küserim hepsine haberleri olsun!

11.10.09

karar verirsek olur bence



Karar almak ya da almamak,mesele bu değil efendim,
mesele aldınığınız kararları uygulayabilmek tabii karar alırken de dikkat edilmesi gereken hususlar var,bunlar neler mi?

Biliyorum biliyorum çok merak ediyorsunuz işte sırf bu yüzden paylaşıyorum efendim...

1.bir karar alıp almayacağınıza karar verin evet evet mühim olan bu.ne demiş yazar
"en kötüsü kararsızlıktır." bu yüzden efendim kararsızlıktan uzak duruyoruz ilk olarak karar vermeye karar veriyoruz.

2.kararınızı ya da kararlarınızı vermeden önce kendinizi bi gözden geçirin,kendinizi gözden geçirin derken kalkıp boy aynasına bakmayın sakın!
düşünün bakalım siz kimsiniz,huyunuz suyunuz nedir,
neleri yapabilir neleri yapamazsınız,iradeniz ne kadar güçlüdür,kendinize hakim olmayı ne kadar süre başarabilirsiniz.bunlar hepsi çok önemli şeyler yani...

3.kendimizi gözden geçirdik şimdi napıcaz peki,ilk önce hayatımızda neler var neler yok onların kafamızda bi listesini çıkarıyoruz(evet evet hep birlikte:),
sonra neler düzgün neler de arıza var,onların da bi listesini çıkarıyoruz,
liste dediysem alışveriş listesi gibi değil tabii yazmasanızda olur ama yazmak her zaman daha etkilidir
.şimdii hayatımızda neler var neler yok neler arızalı neler düzgün bunları keşfettik
vee böylece bi sonraki aşamaya geçebiliriz.

4.Şimdi ilk olarak karar vermeye karar verdik,sonra kendimizi inceledik(boy aynasında değil),
hayatımızda düzgün giden ve gitmeyen şeyleri gözden geçirip arızalı olanları keşfettikk vee
dördüncü aşama da napıyoruz arızalara yoğunlaşıyoruz,arızaları belirlediğimize göre artık ne yapabiliriz,arızaları düzeltmek için birtakım araç gereçler bulabiliriz şaka şaka ama keşke öyle olsaydı ne kolay olurdu hayatımızdaki arızalı şeyleri servise falan gönderseydik ya da tornavidayla sıkıp yerleştirseydik yerine güzelce vidaları hoş olurdu ama maalesef sevgili dostlar olmuyor öyle bu yüzden iş başa düşüyor,biraz uğraşırsak yaparız bence evet evet bunu yapabiliriz hakikaten bak başta kendime olmak üzere hepimize güveniyorum ben :)
Şimdii hayatımızdaki arızaları düzeltmek için karar verdik mi?
Bence verdik bu durumda bir sonraki aşamaya geçebiliriz.ben geçiyorum sizi de beklerim iki satır aşağıda zaten yorulmazsınız:)

5.Buraya kadar herşeyi sırasıyla yaptıysanız arkadaşlar işin kolay ve orta dereceli kısmını atlattınız demektir vee bu da demek oluyor artık zor kısıma hazırız-evet bende hazırım-
Bu aşama da arızaları düzeltmek için birtakım kararlar alıyoruz artık yani asıl aşama bu 5.aşama oluyor(5 benim uğurlu sayımdır da ),şimdi hangi arızayı nasıl düzelteceğimizi belirlediğimize göre
bunu düzeltme dönemin de kararlılık göstermemiz gerekiyor,ay efendim bana zor geldi,yok yahu ben uğraşamam yapamam edemem gibi sözcük öbeklerini lugatımızdan geçici bir süre için siliyoruz,karar vermeyi başardığımıza göre bence devam edebiliriz evet evet bunu yapabiliriz,
gayet ciddiyim öyle böyle değil hatta gülse birsel misali bir ciddiyet de değil bu...
Madem karar verdik hayatımızın arızalı olmasını istemiyoruz o zaman bi zahmet kararlı davranıp düzeltmek lazım...Kendimize inanıyoruz,vee sonra tabii ki başarıyoruz...

Böylece arızasız mükemmele yakın daha hururlu daha sakin bir hayat bizi bekliyor...
Hepimize kolay gelsin...
Bir karar verin ve uygulamaya başlayın,gerisi nasıl olsa gelir...

ps.fotoğraftaki ayakkabılar çok hoşuma gitti de postla ilgisi yok biliyorum :)

10.10.09

O.K.B.

Bende okb var,aslında eskiden yoktu annemle yaşamaya başladıktan sonra ortaya çıktı bu,
hatta annem yüzünden oldu diyebilirim....


Benim annem bir başak burcu ama öyle böyle değil tipik bir başak burcu,
Temiz,titiz,ayrıntılara takılan,ince düşünen,birşey olduğu zaman bunu kafasına takan ki bunlar genelde aslında önemli olmayan ama anneme göre önemli olan şeylerdir...

Neyse ki bana bulaşan hastalık sadece temizlik ve titizlik,birde tabii simetri problemimiz var...

Bende ilk görülen semptom simetri hastalığı oldu ve bunu ben farkında bile değildim eskiden
yani şöyle ki eşyaların,nesnelerin ve bilimum şeylerin simetrik olarak dizilmesi ya da görülmesi benim için dünyanın en doğal şeyiydi nefes almak gibi,su içmek gibi...
Bunu bana ilk fark ettiren bi ağbim oldu,iş yerindeydim ve masasını düzeltiyordum oturduğum yerden-hayır bana ne oluyorsa- sonra yok ya falan dedim öyle can sıkıntısından yapıyorum diye ama öyle değilmiş,biraz dikkat edince bunun bende gerçekten var olduğunu farkına vardım.

Burda küçük bir itiraf yapmam gerekecek eskiden yoktu ben de bu son 5 yıldır falan var...
18 yaşıma kadar hatta 19u da kapsar gayet normal bir insan ve normal bir öğrenciydim,
bazen dağınık bazen toplarsın falan öyle bir insan evladıydım,gerçi eskiden de en basiti tüm askıları aynı yöne koyardım ama işte bana hastalık gibi gelmiyordu o....

Neyse lafı uzatmayayım,bu simetri manyaklığı gün geçtikçe devam ediyor ama en kötüsü şu ki
annemle bulaşık yıkayamıyorum...Evet o lanet olası bulaşıkları bile yıkamadan önce ve yıkadıktan sonra gayet simetrik diziyorum,neden diye sormasın kimse bana ben hastayım.
böhüüü

Gece yatmadan önce ve sabah kalkar kalkmaz odamı topluyorum zavallı kardeşim Cedric her dağıttığında bir sürü azar yiyor ama ben de dağınık olunca dayanamıyorum...

Neyse işte ben böyle bir insan haline geldim,simetrinin yanında bir de temizlik problemi ortaya çıktı tabii bunun sebebi ise tamamen annemdir,yanlış anlaşılmasın önceden de pis biri değildim ama böyle temizlik manyağı da değildim en azından,sonra annemlerin yanına geri döndüğüm de
acı gerçekle tanıştım annem her gün temizlik yapıyormuş tabii ben yaklaşık 8 yıl evden ayrı yaşadığım için bunu unutmuşum,şöyle başladı herşey ben sabah kalkıyorum annem o cırtlak sesiyle ciyak ciyak bağırıyo çabuk odanı süpür,sil,tozları al,dolapları sil,camı bilmem naap falan filan gibi devam eden çığlık niteliğinde sözcük dizimleri...Mesela ben dışarı çıkacak oluyorum geç kalkmışım falan annem bir gestapo gibi kapıma dikiliyo ve o odanı süpürmeden dışarı falan çıkamazsın diyor...Oyy oyy ne günlerdi be blog!

Öyle böyle derken ben simetri olayımız yetmezmiş gibi,temizliğe de alıştım,şimdi odayı 2 gün süpürmesem sanki her taraf pislik içindeymiş gibi geliyor,mütemadiyen her gün süpürüyorum,yerleri siliyorum,toz konusuna girmek istemem...


Ve en kötüsü blog annemden daha beter oldum...
Eskiden annem beni eksik bulur uyarırdı şimdi ise utanmasam annemin yaptığı işi beğenmeyeceğim...

9.10.09

yingden doğan yang

Bu kez bitmedim ben,bu kez durmak yok,yavaş yavaş bile olsa yola devam...

Hem unuttuğumu sandığım bir hayalim gerçek oluyor

hem de hiç ummadığım bir anda...

Kimbilir belki böylesi daha iyi olmuştur,

belki de gerçekten her kötülüğün içinde bir iyilik vardır,

yoksa şimdi böyle neşeli olabilir miydim ben

normal şartlarda depresyonun dibine vuracağım günler de...

5.10.09

bu aralar

Son bir yılım nasıl da yoğundu kendime ayıracak vaktim bile yoktu,
kitaplar,filmler aldım boş zamanım olduğunda izlerim diye,planlar yaptım vaktim olduğunda uygulayabilmek için,sonra koskocaman bir yıl geçti.
Sevgilisiz,sosyal hayatsız,stajla,derslerle,sınavlarla,dersane ve kpss eşliğinde.

Kitaplarım raflarda duruyor,öylece...
Okumuyorum canım okumak istemiyor çünkü,
filmler çekmecemde izlenmeyi bekliyorlar,izlemiyorum izleyemiyorum.
Kimseyi bir yerlere davet etmiyorum,birileri çağırmadıkça dışarı da çıkmıyorum.
Günlerce pijamalarımla evde hiçbirşey yapmadan durabiliyorum.
Evet evet gerçekten pijamalarımı hiç çıkarmıyorum evdeyken 24 saat pijamalarla...
günde 12 saat kadar uyuyorum e zaten günün yarısı yatakta geçiyor,
kilo almış olmamı önemsemiyorum dana gibi yemeye devam ediyorum...

En kötüsü de hayatımda kesinliği olan hiçbirşey yok,
sadece evde oturuyorum ve bekliyorum neyi beklediğimi bilmeden...

Depresyonda mıyım?
yoo değilim desem inanır mısınız?